Hava bugün rüzgârlı. Bildiğiniz serin rüzgâr değil.

Burada rüzgârı toz demek. Çöl tozu değil, bizim köyün yollarının tozu gibi… Yürürken üstünüze siniyor. Nereden geldiğiniz belli oluyor.

Toprak rengini severim ama toza dönüşüp üzerinize yağmurdan öte bir biçimde yağınca, sevmek kelimesini bir kenara atıyorum. Hele bir de bizim gibi pencereleriniz korumalı değilse zalim tozlar öyle bir evinize süzülüyorlar ki, çoluk çocuk laf etmemesi için dua ediyorum. Korumalı pencere dediğim ise klasik ifadesiyle “Pima Pen” tarzından pencereler.

Toz yağınca dışarı çıkmak ne mümkün. Hele bir deneyin.

Komşumuz Cemal, geçmiş yıllara nazaran toz yağışınız azaldığını söylese de bu şehir her dem tozlu.

Şayet Irak diyarında, gönüllü ya da icbarı bir hikâye yaşayacaksınız bizleyin eski tip evlerde oturmayın. Biraz büyük sözü dinleyin ve oturmayın kardaşım.

Hani tozdan vaz geçersiniz de kahverengi böceklerden, nazenin farelerden ve bir de damınıza bahçenize doğum yapan kedilerden kurtulamazsınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler