Kategori: Hepsi / All
-
İNSANIN KALBİ NE ZAMAN AĞLAR?
Bunun öncesinde insanın içi ne zaman yanar? Ne zaman kalp, sessiz bir çığlıkla inler, derinlerden bir feryat yükselir? Ne zaman gözyaşı dışarı değil, içine akar? İçimizin yanması bazen bellidir: Bir yakınımızın kaybında; yıllarca alın teri döktüğümüz işin elimizden alınmasında; bir ömrü sığdırdığımız evin kapısına mühür vurulmasında; ya da çocukluğumuzun geçtiği sokağın, kepçelerle yerle bir edilmesinde.…
-
BENİM YAKIŞIKLI DAYIM
DAYIM VİDEO Ne vakit portakallı ya da sade bir gazoz içsem, yanımda dayım varmış gibi yudum yudum içerim. Şişe yarısına gelince, bir elimle şişenin ağzını kapatır, birkaç defa aşağı yukarı sallar, köpüklerin coşup yükselişini dayımla seyrediyormuş gibi yaparım. “Gazoz, kaymaklı bisküvisiz gitmez,” deyip dayım bana üç dört tane kaymaklı bisküvi alırken, kendisi de her zamanki…
-
ÇIBAN YARASI
Kündürlerin oğlu Metin’in evlenmesinden sekiz gün sonraydı. Düğün gecesi, yorgunluktan tükenene kadar arkadaşlarla saklambaç oynamıştık. Atılan silahların boş kovanlarını toplamış, kafamıza esince de halaya kuyruk olmuştuk. Düğün ertesi, Metin ağamı çift sürmekten gelirken görmüştüm. Daha bir gün önce siyah damatlık elbise giyen o adam, şimdi bir at üzerinde bağda çalışmaktan geliyordu. O zamanlar evlenme nedir,…
-
KANAL FALAN
Bu memlekette başka yerlerde yapılacak proje mi yok? Varsa yoksa İstanbul. Varsa yoksa Ankara. Ve bazen de İzmir. Başka şehirlerin evleri, yolları, fabrikaları var. Ülkenin büyük nüfusu İstanbul dışında yaşıyor. Her şehir, her kasaba, her bir köyün bir kıymeti var. İstanbul’un trafiği, İstanbul’un Kanal Projesi, İstanbul’un ekmeği. Bütün ülke bundan meşgul oluyor. Adam dedi yapılıyor.…
-
TESELLİSİZ GÜNLER
Bugün bütün şiirler ve hatta şarkılar teselli vermiyor.O narenin üçüncü sınıf çocukları da bugün ofise gelmeyince hepten bunaldım.Nağmeler dinledim.Bir zamanlar bana bakan o bakışları yakalamak istedim. O bakmadı, ben utandım.Ofiste kıvrandım, okulun bahçesinde savruldum.Erbil sokaklarına kendimi vurdum.Deli divane bir genç gibi, gençliğim gibi araba kullandım.Arkamdan selektör yakanlara, korna çalanlara aldırmadım.Altmışlık cadde bana yetmedi, hiç uğramadığım…
-
İÇİMDEN GELDİĞİNCE
Bu garip hayat yolculuğunda kimsenin bilmediği incecikten bir yolda sensiz yürürken, buruk lezzetleri dahi tatmadan bu hayatla beraber gidiyorum işte. Bir kaplan gözü şefaflığında hayata bakmak ve senin gözyaşını toplamak isterdim. Veda vakti gelirken, …..
-
OKUL… MUTSIZ ÇOCUKLAR FABRİKASI-Haşmet Babaoğlu
Mutlu çocukluk anıları yetişkinlere özgü bir hikâyecilik sanatıdır. Çocukluğumuzu bir “kayıp cennet” gibi kurgulamayı seviyoruz. Yaşadıklarımızı unutmayı seçiyoruz. Sürekli hayatın kenarında kalmanın ağır hüznünü ve güçsüzlüğü hiç hatırımıza getirmeden sürekli neşeyi vurguluyoruz.