Kategori: Hazırlık Yılları
-
Zaman Ne Çabuk Geçiyor
Zaman çabuk geçiyor ifadesi artık çok kalıplaştı. Zaman çok şey getiriyor. Zaman bizi değiştiriyor. Zaman bize çok şey öğretiyor. Kaset – CD – flaş bellekler ve diğerleri derken nereye doğru gittiğimizi artık kestiremiyoruz. Öğrencilerin dinlemelerini geliştirmeleri önemliydi; kitapların kasetleri için arkadaşlar çok uğraşmıştı. Aşağıda o günlere ait bir ilan. Yıl 1998 __________________________________________________________ C VE B…
-
Rafsız Dolaplarım
Bundan tam tamına 9 sene önce idi. Bir sınıfım vardı. İyi sahiplenmiştim. İçim dışım o sınıf olmuş, öğrencileri de içimde gezdirir olmuştum. Duvarlara resimler döşemiş, ta Amerika’dan bir dünya haritasını Yeşilköylü Ebru hanım getirmiş, Taksim’den de bir Avrupa haritası almıştım. C4’ü bir sınıfa benzetmiştim. Tek eksiğim bir dolaptı; evet sadece bir dolap. Bizim Ata Bey’e…
-
Hak Helâl Etmek, İşin Hakkını Vermek
Okulun ilk günü, yeni bir sınıf ve hepsi taze öğrenciler. Şayet ilk seneniz ise sizin heyecanınız öğrencilerden daha ziyadedir. Ama şöyle on yıllık bir öğretmenlik hayatınız varsa bütün sınıflar aynıdır. Öğrencilerin tipleri, haraketleri, oturuşları, tepkileri, bakışları genelde değişmez. Arka sırada oturanların grubu bellidir. Ön sırayı tercih edenlerin beklentileri, duruşları bir önceki yıl oturanlardan hiç farkı…
-
Maziden Notlar -2005
F. yeni hazırlık hocasıdır. 2005 yılının mezunudur. Memleketi Manisa. Dünyanın en harika babasına hasreti her gün yaşadığı, şebnem düşmüş gözlerinden anlaşılır. Nazik, güzelliklerin estiği bir aileden geldiği bellidir. Gönlü kimse de değildir. Ya da ben öyle bilirim. Pekte önemi yoktur. Dün habersiz dersime girdi. Benim tuhaf ders işleyişime şahit olmuştur. Öyle çaplı bir adam değilim.…
-
Gidenlerden: Tahir Bey’e
Biz seninle soğuk şafak vakitlerinde zeytin toplamaya ben yaya, sen eşek üzerinde gitmedik. Ellerimizi poflaya poflaya kırmızı topraktan zeytin tanelerini demirden sepetlere doldurmadık. Öğle vakitlerinde çıkınımızı açıp susamlı beyaz helvaya açma ekmeğine yatırıp dürüm yapmadık. Beyaz kolonya bidonun ağız kısmından beraberce su içmedik. Bir koridordu, bizi karşılaştıran. Adını ezberlemek benim için kolaydı. Acer eniştemin adındaydın.…
-
Müzik Vesaire …
Müzik hayatımın bir parçasıdır. Derste yıllardır kullanırım. Evde ise genelde şiir ya da damar parçalar dinlerim. Mutfakta ise İngilizce konuşan adamların CD’leri ya da kasetleri revaçtadır. Ders için sıralama yapmam gerektiğini geçen yılın öncesinden anlamıştım bu yıl yine aynı mesele ortaya çıktı. Sabah, öğle, birinci ve beşinci saatler için farklı tonda, tınıda, ritimde adın her…
-
Vefat Eden Bir Öğrencimin Ardından
Ben gurbette iken, ansızın giden dedemin gidişi gibi herkesin gidişi kendincedir. Bir mektupla dedemin gittiğini anam yazmıştı. Nasıl üzüleceğimi bilememiştim. Yalnızdım. Toprağımdan uzakta, bir lise telabesiydim. Sadece bayram yolculukları için saklanmış toplu param vardı. Ayrılıklar yaşamak, kavuşma anlarını beklemekle geçiyordu günler. Hasretim, hüznüm sadece kalem ucunda dolaşıyordu. Şimdilerde çalan her telefon sesinde olduğu gibi irkilmiyordum.…
-
Toplanmıştık..
Toplandık. Toplantıda sınıf danışmanları vardı. Aslında ben yoktum. NHoca da yoktu. NHoca kitap okuyordu. Ben kendimi okuyordum, bir yandan da yazıyordum. Konuşmadım. Söz almadım. Söz verilmedi. Kelimeler bende saklı kaldı.. Sustum. Susma orucunda da değildim. N. Hoca önündeki kağıda yaprak resimleri çiziyordu. Zeytin yapraklarına benziyordu. Ben seviyor sevmiyor çiçeğini dört yaprağa indirmiştim. Gündem dedikleri sekiz…
-
Saat : Bilmem kaç… Nasıl olsa gidiyoruz.
“Bu koridorlar, bu sınıflardan çok yürekler arz-ı endam etti; bir bal arısı gibi şifa dağıtıp etrafını bereketlendirenler oldu. Bazısı da bir kelebek gibi sessizce kanat çırpıp gittiler. Bu mermerlere nice ayaklar bastı.” Bu dağınık masa, bu arka duvarı kirli oda, sahibini arayan kıvrımlı koridor, kendini bulamamış sınıflar ve bu ak bina şahittir ki mevsimler burada…
-
Tamamen Arabesk Bir Deneme
SIFIRINCI BÖLÜM: GİRİŞ Bu adamın yazılarına çeşitli yorumlar getiren abiler ve ablalar ve dahi kız kardeşim Şaziye de var. “Yav abi bu kadar lafı nereden buluyorsun” diyenlerden tutturun da beni babama kadar şikayet edenler var. “Bir haneklik yani bir kelimelik işleri ne uzatıp sündürüyorsun” fırçasını atanlara da hiç bir şey demiyorum. En kıymetli, muhterem arkadaşlar,…