
Dedim bu böyle olmayacak.
Seni yazmalıydım. Hür bir şekilde. Kimseye çaktırmadan, hissetirmeden. Gürültü, patırtı arasında seni kendime anlatmalıydım. Bu sevdayı ürkütmeden, sımsıcak o duyguları soğutmadan seni yazmalıydım. Bu işin sonu olmadığını bile bile. Bir kez olsun bir daha görmeden seni yazmalıydım. Güzün, yazın, bahar aylarında yazdığım gibi yazmalıydım.
Bu yazılarımı sen de bilmeyeceksin. Başı bozuk, bulanık, kimine göre arabesk duygularla seni yazacağım. Aklımın bir köşesinde ise Uhûd ve Uhûd’da Abdullah bin Cübeyir: Sevgili dostum, vefalım, civanmertim, şehidim.
Bu sevdada senin yanın da kim yok ki.

Bir Cevap Yazın