1
Otu
rup öyle uzun uzadıya yazamıyorum. Ama çok merak ediyorum. Hele bu sıralar; sisin, dumanın ve tuhaf bir soğuğun olduğu demlerde daha çok merak ediyorum. Akşam eve geç gelen çocuğun merakından öte bir hal bu. Aramak için yollara düşmek, bulmak için çırpınma cesaretim de yok: yollar tıkalı. Posta çalışmıyor, mektuplar da gitmiyor. Telefon desen zaten kilitli. Bir güvercin kanadında gitmek istiyorum. Yoklar. Onlar da gitmişler. Gel diyeceğim. Onu da diyemiyorum. Sesim, soluğum, aşklarım, projelerim dağınık. Bir ayrılık fırtınası işte. Biraz kahır, biraz isyan aşkı bu…

Bu sıralar eve de epeyce geç gidiyorum – Aslında hergün geç gidiyorum.- Biraz kendimle başbaşa kalayım diyorum. El ayak çekiliyor. Kendimi,  yalnızlığı, demirparmaklık arkasındaki seni düşünüyorum. Geceleri de yalnız bırakmıyorsun beni.  Ne olacak bu haller, nedenler arasında boğuluyorum. Ellerime neft sobasından gelen sıcaklığı doldurup sana ve arkadaşlarına savuruyorum. O sıcaklık gidene kadar varmaz bilirim. Ne yapayım elimden gelen bu işte. Bazı gecelerde ise yumruklarımı sana dokunanlara savuruyorum. Yumruklarım acıyor; avuç içlerim kanamaya duruyor. Dualarım yetmez diye bırakıyorum. Düşünüyorum, düşünüyorum. Yataklar dar geliyor. Yataklar beni ısıtmıyor işte. Bu halden bir halt olmazlardayım. Memleket hali. Memleket bizi unutmuş diyor Darıcalı Sadri. Hele sabret, hele bekle diyorum.

Ama senin halin. Ama senin parmaklıklar arkasındaki duruşun. Ve hele duyduklarım. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler