Bugünlerde unutuyorum: İsimler gelmiyor aklıma, yer isimleri silinmiş gidemiyorum, kelimeler uzaklaşmış cümle haline gelmiyor. Forest Gump hergün yazıp durmuştu ya, ben de yazmaları unutmuyorum. Cümlelere inat, biraraya gelmeyen harflere küskün yazıyorum. Hele bir de yazma mevsimi sonbahar geliyor ki yazmadan olur mu? Kim okur, kim kıymet verir bilemem. 

?????????????

Eski bir kamyon inlemesinde, dağlara inleyip duruyoruz. Sağımızdan bir kara tren geçiyor. Mektuplar desen gelmiyor.

Nedense hep hüzün. Elimiz kelepçeli, demiri soğuk, plastiği bileğimizi kesmekte. Hava ayaz. Gözlerimiz bir noktaya kilitlenmiş, içimiz donmakta.

Boyasız odalarda dudaklarda dualar. Duvarlara çizik atamıyoruz, cezamız henüz kesilmemiş. Avlu dar geliyor. Aklımıza gelen yüreğimizdeki yar ve bir de uzaklarda o insan; dualı mı dualı.

Burnumuza bir tarhana çorbası kokusu geliyor acısı damağımızda. Yediğimiz aşın tuzu yok.

Hasretimiz ne  çorba kokusu, ne bir ağaç gölgesinde uzanmanın hayali.

Ne diyor şair:

“Öldürmedi beni yar,

Öldürmedi üstüme yağan bunca kurşun,

Öldürdü beni yar,

Öldürdü o duruşun,

Bir türkü tutturmuşum,firaklı mı firaklı,

Verdiğin oyalı mendil koynumda saklı,

Dağlar inler ben inlerim,

Dağlar inler ben inlerim.”  Mehmet Çetin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler