1.jpg

Gelmedin de ne oldu?

Gittin de bütün arzularına kavuştun mu?

Bunun adına ihanet, bunun adına vefasızlık mı desem.

İçim dışım, damarlarımdaki bütün hücreler bozbulanık akıyor.

Sınıfta, sokak başlarında, kürsülerde yaptığım bütün sunumlar, pedalı bozuk bir bisiklet havasında gidiyor. İyi mi oldu yani? Millet bana tuhaf tuhaf bakıyor. ‘Ne diyor bu adam?’ cümlesi kulaklarımı tırmalıyor.

Bahar falan da gelmiş. İnsanlar, kuzular, çiçekler, böcekler bir başka alemde yaşıyorlar. Ya sen?

Ya sen hangi baharı yaşıyorsun? Yaşın yirmi sekizmiş, hayallerinin kölesi olmuşsun.

Ben neredeyim biliyor musun?

Esiyormuşsun, unutmak için geçtiğim yollardan geçmiyormuşsun? O şehiri de terketmişsin. Yeni yolculuklara yeni gemiler bulmuşsun.

Birçok şairin dediği gibi ben de mi ha bire haykırayım: Gelmedin ne oldu?

Bütün yazdıklarım gibi sen de mi hayali bir kahraman, bir figur, bir vefasızlık semboli olarak mı kalacaksın? Daha ne sorayım?

Rüyalarımda yer almayacak, dinlediklerimi asla dinlemeyeceksin. Gürol Ağırbaş ve arkadaşlarının seslendirdiği Cocerto De Aranjuez’den bile haberin olmayacak.

Sabahın sahilinde ancak bu kadar yazılıyor işte. Çınar, kuzu, pınar bir kenara yüksek yüksek binalar, hız kontrolünde geçtiğimiz yollarda bunalıyoruz. 

Bir de ha bire yalan söyleyen ekran münafığı dizi kahramanları.

Basın toplantıları, yorumlar, yorumsuz bakışlar. Yıkılışlar.

Bıktım ulan! Kırk yıldan beri bela mısınız?

Bu gazete başlıkları ve bunlara inan kış çipilleri. Kandırılmış Rızalar, Kazımlar, Kezbanlar, Demirler, Emeller, Ufuklar, Johnlar, Susanlar ve bütün lar. Kanın bakalım. Bitirilişe doğru giden bir hal peşinde dolanın durun bakalım. Hillary abla mı sizi kurtaracak. Trump beşinde gidin.

Hey güzel atlarla gidenler. Yahu bari siz gelin. Bakın Ahmad Jamal Poinciana’yı çalıyor. Yaşlı başlı adam. Ritim de güzel. Anladım. Yüzüne tüküreceğiniz çok *mortişler, çok *kokinişturuşlar var. Aldırmayın. Bak biz yıllardan beri katlanıyoruz.

Ha. Aslında ‘Gelmedin de ne?’ oldu cümlesi etrafında yazacaktım.

Neyse yine bu satırları 40,5 kişi okuyacak. Ama sen asla o yarımı tamamlamayacaksın. Ben bir türlü kırkbir olamayacağım.

Gelme! Gelmeyin!. Rahatınıza bakın.

Ne diyor Yanni biraderim ‘*World Without Borders’.

Mortiş: anlamı yok

Kokinişturuş: anlamı yok

World without borders: anlamı var. Sınırları olmayan dünya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler