
Akademik takıl.
Birkaç satır projeden bahset. Olmazsa kedileri arslanlaştır. Yaptım de, ettim de ve dahi eksik gedik ne varsa ortaya koy.
Gelsin zafer.
İş yapanla yapmayanı aynı kefeye koy. Çalışanı takip etme, gayret gösterenin arkasında durma. Birilerine sürekli süklüm püklüm yalakalık et.
Gelsin zafer.
Çevremizde ne de irin kokulu adamcıklar varmış. Dili kopacası adamların çiftliğine yaşıyoruz değil mi?
Köyümde B..çu Şevket diye bir adamcağız vardı. Yolda yürürken önüne gelen irili ufaklı taşları lastik ayakkabısı ile bir kenara atıp dururdu. Aynı adam köyün bütün foseptik kuyusu ile önce tenekelerle köy dışına taşır daha sonra b.k kuyusunu eliyle temizlerdi. Mideniz mi bulandı? Hey sen, bilmem ne şehrinin villasında yaşayan kravatlı fırıldak, hey sen bilmem hangi ülkede sürekli fotoğraf paylaşan zat-ı muhterem mideniz mi bulandı? Hey sen akademikcik tırtır peşinde dolanan bilmem ne unvanlı delikanlı pozlu adamı, senin de mi miden bulandı? Zafer sizlerin değil koçum. Zafer B..çu Şevket dayımın olacak. Büyükcük adamcıklarla karşılaştıkça Şevket Dayının aslında ne kadar büyük adam olduğunu anladım. O adamcıklar ki şimdilerde insana zülum edeen ve yalancı sözlerle zafer peşindeler.
Şevket Dayının vefatının üzerinden bilmem kaç sene geçti ama ben hala onu unutmadım. Çocukları, komşuları unutmuş olabilir ama ben onun için arada sırada Fatihalar gönderiyorum.
Evini temiz tutup çeri-çöpü bizim evin önüne atan, adını bir türlü öğrenemediğim komşucuk mutlusun değil mi? Yo yo çekinme sadece akşamları değil, sabahları da pisliklerini bizim kapının önüne at. Olmazsa sana da bir zafer yazayım.
Bütün bu yazdıklarımı üzerine alma be kardaşım. Senin için değil bu yazılar. Bu yazılar bekçi Şevki için. Hergün ona zafer. Hala o gece bekçiliği yapıyor. Gece yarısı sonrası onunla ayışığı muhabbetlerimiz oluyor. O kazandığı aşk zaferlerini anlatıyor. Ben kaybolan yıllarımın hezimetleri yanında aşk yenilgilerimi de konuşuyorum. O çay kenarında suya attığı taşların sesinde yeni zaferler kazanıyor. Ben o sularda boğuluyorum. Zaferimi yenilgilerde böyle kazanıyorum.
Nereden nereye. Akademik yazılardan, bir köy bekçisi muhabbetine yol alıverdik.
Anlayın be, bizim zafer oralarda. Yalansız dünyalarda. Yalancı zaferler sizin olsun. Küçük adamlar bize yetiyor. Şimdiye kadar “büyükcük” adamlarla muhabbetimiz oldu da ne oldu? Zafer mi kazandık?
foto/yazı:m.a.
Bir Cevap Yazın