0-project.jpg

Yine tarihsiz mektup yazmışsın. Çok şey yazmışsın. Günaşırı okuyup duruyorum. Satırlarını kana kana içerken cümle sonu noktalarda durmuyorum, virgüllerde soluk almıyorum. Ses tonumu içime akıtıyorum. Kendime okuyorum satırlarını, ifadelerin bana derman oluyor. Bu karışık, bu dibi yanık günlerin gürültüsünde mektuplarında soluklanıyorum.

Senin mektubun ve ucu yanık resmin varken sevdası kırık adamlara bakasım gelmiyor. Ya bana öyle geliyor, ya da gerçekte öyle bu adamlar: yüzlerinden kir, gözlerinden kin, dudaklarından irin akıyor. Hergün konuşuyorlar, hergün bağırıp çağırıyorlar ve hergün yalan söylüyorlar. Hergün ben de senin mektubunu okuyorum. Hergün dünyaya biraz daha farklı bakıyorum.

Tarihsiz mektuplarını hep özlüyorum. Hava epey soğuk, yollar karlı. Biliyorum yolun postahanelere düşmüyor ama satırlarına susamış bu adamı ne olur unutma. Yazmalarına hasret bırakma. Bir bakmış güvercin olmuş pencerene konmuşum; sen yazarken satırlarını okumuşum.

Soğuk gecelerimi o satırlar ısıtıyor. O satırlarda terliyorum.

Hergün konuşan adamların kıymıklı baskınlarına ise yuh çekip işime bakmayı da ihmal etmiyorum.

Anlayacağın birazca değil çokça yaz.

foto: magpak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler