Yollardaki su birikintileri senede bir ya da iki kez donuyor. Çocukluğumun memleketine uzanıyorum. Soğuk sabahlarda ekmek almaya giderken yerdeki buzları kırıp duruyorum. Hatıralar üşütüyor. Ama Erbilin soğuğu bir başka: Yakmıyor, kıvrandırmıyor. Giydiğiniz her ne olursa olsun üşütmüyor.

Bugünlerde güneş saat 7.15 lerde doğuyor. Hafif bir karanlık var. Fırın önlerinde yine de insanlar oluyor. Komşunun bisikleti duvara dayalı duruyor. Her zamanki gibi o yaşlı  kadın elindeki ekmek poşeti ile fırından dönüyor. Ben çorapsızım. Biraz geç kalmanın suçluluğu ile fırın yolundayım. Yerlerde incecik donmuş hafif buzlar var. Tıpkı çocukluğumdaki gibi buzları kırıyorum. Buzlarda üşüyorum. Çocukluğumu üşütüyorum. Soğuktan çatlayan ve kanayan ellerimi özlüyorum.

Erbil bugünlerde bizi üşütme derdinde. Memleket haberlerini seyredince ise üşümeler iç yangınına dönüyor.

3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler