2

İş sadece hamur yoğurmak olsa. Kurşun olmuş her an. Sana ne hamurdan.

Biraz böyle geçiyor hayat. Gecenin ötesinde seslenebildiğim şu ki, beyhude insanlar tüketiliyor. Birileri ha bire beyhude hergün konuşuyor. Bunlara bakan bizim muhtar Şevki de konuşuyor. Sancılanıyoruz. Sakınıyoruz. Ürküyoruz. Köy odasında kimse konuşmuyor. Sadece birileri ve Şevki Muhtar konuşuyor.

Biraz zemheri geçiyor hayat. Soğuk üstümüze üstümüze esiyor. Biz de esemiyoruz. Oraya buraya gidemiyoruz. Hayatın üstesinde hiç gelemiyoruz. Biraz esip gürlemek. “Denilenlerin hepsi yalan” diyemiyoruz.

Biraz kuytularda geçiyor hayat. Bir tembelik, bir kullukta zorlanmışlık var. Gelsin şu yemek, bitirelim şu yemek. Bir zat Koca Ömer’den bahsediyor. Bir zat onun evinden, kıyafetinden, yediğinden bahsediyor. Bize diyor; onun gibi olun diyor. Biz gelsin şu yemek,  gelsin şu tatlı diyoruz. Biz bizde değiliz. Oysa o zat bize diyor.

Hayat biraz sessiz ve derinde geçiyor. Konuşmuyoruz. Paylaşmalarımız içimizde. Sadece birileri konuşuyor. Gülümsemiyorlar. Kararmış yüzleriyle kelimeleri heder ediyorlar. Heder ediyorlar zamanımızı, beyin hücrelerimizi. Ona inanları, ona inanmışları heder ediyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler