Erbil’de Sabah
Biraz sonra yerel kıyafetleriyle teyzeler, nineler fırınlara doğru koşturacak. Yan komşu bisikletini bir süreliğine duvara yaslandıracak ve sonrasında o da ekmek ve sebze almak için yollara düşecek. Karşılaşırsak “ahvali başe” türünden selam verecek, ben de “başe” türünde cevaplar vereceğim. Şu ana kadar rakamlar haricinde bir kelam etmediğim, adı olmayan markası kendi içinde saklı lavaş fırınından…
1–2 dakika
Biraz sonra yerel kıyafetleriyle teyzeler, nineler fırınlara doğru koşturacak. Yan komşu bisikletini bir süreliğine duvara yaslandıracak ve sonrasında o da ekmek ve sebze almak için yollara düşecek. Karşılaşırsak “ahvali başe” türünden selam verecek, ben de “başe” türünde cevaplar vereceğim. Şu ana kadar rakamlar haricinde bir kelam etmediğim, adı olmayan markası kendi içinde saklı lavaş fırınından üç ekmek alacağım. Aynı fırının karşısındaki ekmeği farklı fırından ekmek almayacağım ama alimunyum tencerelerde nohut ve mor renkli küçük fasulye satan seyar satıcıdan bin dinarlık nohut alacağım. Her zaman aynı boyutta ve hiç bir tanesi dahi ezilmemiş, haşlanmış nohutların buharı kaçmaması için küçük naylon poşetini sıkıca bağlayıp bağlayıp ekmeklerin arasına koyacağım. Yolda kendimce birşeyler okuyacak, şayet uzak – yakın bir-iki komşu ile karşılaşırsak selam vereceğim. Hergün aynı yoldan yürümeyecek, bazen laf olsun diye farklı yollara sapıp yolumu uzatacağım.
Bir Cevap Yazın