1-ates

“Komşu Kızı Kezban’a”

Diyecek bir şey yok.

Söze gerek yok, saza gerek yok.

Sen öyle kal ve alem seni seyretsin. Bir harf, bir kelime sana fazla gelir.

Duruşun yeter, denizi süzüşün; atları sevmen yeter.

Hem bugünlerde ben de çok üşüyorum. Zeytin hasadı zamanı her gelişinde böyle üşürüm işte. Sabahları erken kalkıyorum. Yapılacak işin haddi hesabı yok. Evin eksik gedikleri, bağ bahçe işleri, atın-davarın detay meşguliyetleri derken, yorgunum işte.

Bu otuz yıl öncesinde de aynen böyle idi. Şimdi de böyle.

On sekiz yıl öncesinde durduğun gibi aynen öyle kal.

Biz kıvranalım; sen dertlenme. Ben sızlanayım, sen halinle kal.

Üşüyorum; bu yorgan ve bu ince battaniye beni ısıtmıyor ama geceleri nedense terliyorum. Gece yarıları yorgunluğumu ıslak yastığımın altına fırlatıp O’nun huzurunda inliyorum.

 Yarın yine zeytin hasadı var. Yine çok üşüyeceğim. Yine yorgunluğu Deli Bozanla paylaşacağım.  Yo yo… ben gerçekten çok üşüyorum. Ya sen Karaların Sabrisi,  sahi sen de üşüyor musun?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler