0anahtarOrtaokul birinci sınıfta kitap okumaya Kerime Nadir ile başlamıştım. Bu arada Kara Murat, Tarkan ve Seksek dergileri işe okumalarıma ayrı bir sayfa açmıştı. Okumalarım orta okul ikinci sınıfta Peyami Safa ile devam etti. O yaşlarda bana Peyami Safanın kitapları ağır gelse de okuyordum. Bana hitap eden, yaşıma uygun kitaplar alamıyordum: Imkanlarımız sınırlı, evde kitaplığımız yoktu. Kitap alacak paramız da yoktu deyip fakirlik edebiyatı yapmayacağım ama hakikaten yoktu. Peyami Safa’nın kitaplarını ise bir akrabadan almıştım. O kadardı.

Ortaokul üçüncü sınıftaydım. Elime geçen üç kuruşla hem saat,  hem de kitap satan bir yerden Sunguroğlu serisini almaya başlamıştım. O kitaplar beni M. Necati Sepetçioğlunun kitaplarına sürüklemişti. Yatarken,  kalkarken hep yanımda kitap vardı. Bahçeye koyun otlatmaya giderken, dağda bel belemeye gittiğimde dahi ekmek çıkınımda kitaplar vardı. Bir anda beş-altı kitap yanımda götürdüğüm oluyordu.

Bana rehberlik eden Kilit, Anahtar, Konak serisi olmaya başlamıştı. Etrafta rehberlik eden ne bir öğretmen ne bir akraba yoktu desem abartmış olmam. Kendimizce birşeyler keşfetme yolunda sağa sola toslayıp gidiyordum.

…..
Bu tutkukya rağmen kitap okumadan geçen kayıp senelerim epeyce çok.
Nereden nereye. Şimdi kitaplar deryası içindeyim. Ve üstelik kitap için maddii sıkıntısı da yok.  Zaman darlığı bahanesi ile okumaya vakit ayırmıyorum. Geçen  aldığım kitapları yatağın üzerine yığdım. Epeyce bir süre karıştırdım; onlarla sarmaş dolaş oldum.

0books

foto/yazı: magpak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler