Kendi sükunetim içinde ve karlı bir zamanın deminde Amasyadayım. Kar sessiz yağıyor. Nehir, bir yetimin boynu büküklüğünde akıyor. Yolum Müftü Mehmet Teyfik Hafız Efendi’nin Evine düşüyor. Bir restaurant olmuş. Turizm işletmeciliği mezunu genç bir kız idare ediyor. Liseyi terk etmiş genç bir delikanlı mekanın her işini görüyor. Kısa bir zaman diliminde uzun bir sohbet ediyoruz. Üç katlı konak olabildiğince aydınlık ve geniş. Her odada gömme dolaplar mevcut. Tahtanın sıcaklığını burada da hissediyorsunuz. Odalara yemek masaları koymuşlar; bu halde fotoğraflarını çekmek içimden gelmiyor. Duvarlarında hala Kur’an sesleri duyulan bu odalar başka gayeler için kullanılmalı diye düşünüyorum. Geniş bahçesinde masalarda karlar, yaşanmamış anları hatırlatıyor. Genç kız ve delikannlı sabah çorbası içmeye davet ediyorlar. Zaman bahanem var diyorum.  Amasya evlerinin kullanışlığını ve sadeleğini içime alıp karlı sokaklarda ayak izlerim peşimde yürüyorum. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler