Yo yo bu hal bana yeniden gelmemeliydi.

Didik didik didinmelerimin bir anında, bana birileri meydan okumuş.
Ulan ben eşkiya mıyım? Diye karşısına dikilmedim.
Derdin nedir koçum? Beni sabır küpü mü zan edersin? Demedim.
Bırak bu lagalugalaları, kaleş rollerinin kralı rahmetlik Erol Taş mısın? Diye sormadım.
Vaz geç bu ayaklardan.
Ne oldu sanki, bizim yeni doğmuş iki kuzumuz sizin tarlanın sınırında yani takımından iki sıkımlık ot yedi diye o masum, nadide varlıklara tekme atılır mı? Bu utanmazlık değilde nedir?
Bir de benim hakkımda köy odasında, dam başında utanmadan yeni uyduruk kelimelerle dedikodu yapıyormuşsun. İhtimaller, olasılık olmuş. Meseleyi sorun yapıp ağzında geveleyip duruyormuşsun. Asırlık gaye olmuş amaç. Yapılır mı bu. Ben senin bütün sülaleni bilirim. Deden şu, Bekçi Rıza. Benim de yaz bekçiliği günlerde tuz ekmek olmuşluğumuz çoktur. Birgün ağzından “ivedi” kelimesi çıkmamışken, sendeki bu hainlik nedenderi. Mesele bu değil. Acelem de yok. Gayem başka.
Benim kardaşım Necatiye de biri iki sirkeli laflar etmişsin. Necatiyi ne diye karıştırırsın. Benim bahçe komşumuz diye adamı darmadağınık etmişsin. Gel benim yüzüme söyle ne diyeceksen.
Yaptığın adilik değilde nedir?
Ben senin arvadına, gelinlik kızına kem gözle mi baktım? Daha geçen gün pınarda sizinkiler var diye eve su götürmekten vazgeçtim. Bacım olsun Semiha abla da bunu bilir.
Senin derdin başka. Senin derdin aç itlerden daha beter. Düş yakamdan. Düş köylünün yakasından. Aşiret –maşiret derdim yok. Senin toprağında, buğdadan arpadan kazandığın parada gözüm mü var?
Vaz geç bana iftira atmadan.
Benim yüreğim yaralı. Akan yıldızlarla konuşurum. Ben yaralıyım. Gece ayazlarında her dem demleniyorum.

Sana anlatacak halim yok. Sen ruhsuz, kaypak cümlelerin dostusun.
Namusuzluk yapma bu köye,  bu harmana;  gürül gürül akan bizim çaya, bu hovarda kalleşlikler, döneklikler yakışmaz.
Adını sanını yazıp bütün komşu köylere  ve aleme carıs edip, rezilliğini ortaya dökemem.
Hem şimdilerde işim gücüm var. Halim de yok.
Yazılara sığdıramadığım başka hallerim var.
Git ulan işine git! Beni ben de bırak.
Malında mülkünde gözüm yok. İçin rahat etsin.
Bence yarın sen, çınarın altındaki erkek pınarına git, iyi bir çim yap. İki rekat tövbe namazı kıl. Belki o zaman aklanırsın. Biçimine, ucundan kıyısından nur dökülür belki!
Senin yüzünden, ağzımda bozuldu, yuh be yuh işte!

yazı/foto: magpak
Not: Bu yazılardan ve ifadelerden dolayı kıymetli okuyucular kusura bakmasın. Bir meseleden dolayı birden esti işte. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler