Teneffüs aralarında seni solukluyorum. Sesinin geldiği diyarların kokusunu içime çekmek istiyorum. Penceremin tek manzarası zeytin ağacının her bir yaprağında seni görüyorum. Bir yandan da günbe gün yoruluyorum; takatsizim. Öğrenciler, kitaplar, sınavlar, yapılmayan sekreterlik işleri ve tabii bir de sen yoruyorsun beni. Sen yani beynimde taşımaktan bitkin düştüğüm kabaltı, kayabaşı üstü ayrılığısın. Sen yani hergün aklımdan çıkmayan Uhut’un vefalısı ; sen yani uzaklardan bana el sallayıp da bir türlü gel demeyen yarim olarak sen de beni yoruyorsun. Ve hatta bir yandan Çerkez Hanım’ın halleri, diğer yandan ağrılarım beni bitiriyor.
Tenefüs aralarında bizce ve bence meselelere çözüm bulmaya çalışıyorum. Yol buluyorum, yol bulurken bazen yollarda kalıyorum.Terk-i diyar edemiyorum. Vazifeşinâslık var serde; bırakamıyorum hem buraları hem de bu talebeleri. Omuzum kaldırabilmeli bu işi diyorum.
Ülkem ve dünya geneli epeyce karışıkken, yorgunluğumu sırtlayıp eve gitmeliyim. Büyümü yapmalıyım ve yeniden ortalığa düşmeleyim. Yeniden bu ofisi soluklamalıyım. Yeniden başlamalıyım.


Bir Cevap Yazın