Odam her gün senle bayram eder. Sahibinden yorgun bu koltukta, üstü karışık mı karışık bu masada, geç vakitlere kadar onsuz yapamadığım bu ışık altında senle beraber olmak içimi ısıtır. Gülüşün bütün hazanlı mevsimleri bahara dönüştürür.Sen bu odada oldukça uzun hava türkülerin tadı başka oluyor. Defalarca dinleyip ezberleyemediğim sevda şiirlerinin hazzını daha bir başka alıyorum.
Sen bu odada oldukça üşümüyorum; zalimlere, iğrençlere meydan okuyorum. Gamsızlara, şükürsüzlere aldırmıyorum. Senin gül kokun varken başka kokuları hissetmiyorum. Teneke kırığı insanları altına dönüşmesi için dua etmeyi sen hatırlatıyorsun. Bütün alem tespih tanesi olmuş seninle geziyorum.
Yastığa baş koyunca İstanbul sessizleşiyor, sen oluyorsun bütün sesler. Gözlerimi kapayınca sadece sen görünüyorsun. Onlarsız gecemin geçmediği tarifi bazen zor olan rüyalarımda sen. Uyanınca senli görüntülerin tekrarı oluyor. Dünyaya umutla bakıyorum. Güneşin doğuşu daha anlamlı geliyor. Sokaktaki sesler, araba gürültüleri -seninle olduğumdan- bir hoş geliyor. Çaresizlik, ümitsizlik, imkânsızlık yok.
Kimselerle paylaşmıyorum seni. Kelimeler, deyimler seçmişim sözlüklerden, özenle. Delikanlı duruşlar gibi kalıyorsun içimde; dimdik, eğilmeyen. Seni anlatmakta harfler, heceler, kelimeler ve bütün noktalı cümleler aciz kalıyor.
Dün seninleydim, bugün de sen. On yıl önce, yirmi yıl önce de sen vardın. Hatta bunca yılın ötesinde de sen vardın.
Bilirim ki, bu âlemden giderken benimle belki gelmeyeceksin. Yakasız bir gömlek üzerime giydirilirken sen başımda duracaksın. Sen beni çok arayacaksın.
2. Nisan. 2007 03:15 foto/yazı:magpak- acılı yıllar
Bir Cevap Yazın