Toplandık.
Toplantıda sınıf danışmanları vardı. Aslında ben yoktum. NHoca da yoktu. NHoca kitap okuyordu. Ben kendimi okuyordum, bir yandan da yazıyordum. Konuşmadım. Söz almadım. Söz verilmedi. Kelimeler bende saklı kaldı.. Sustum. Susma orucunda da değildim. N. Hoca önündeki kağıda yaprak resimleri çiziyordu. Zeytin yapraklarına benziyordu. Ben seviyor sevmiyor çiçeğini dört yaprağa indirmiştim. Gündem dedikleri sekiz maddelik konuşulacak liste vardı. Yıllardır halledilmemiş. Unutulacak
Öğrenciler neden başarısız oluyormuş.
Biz ne kadar başarılıyız, diye soran olmadı. Kimse kendi kalesinin burcuna çıkıpta şöyle bir süzmedi. Öğrenci çalışmazdı. Öğrencilerin bir kaçı yan yana otururmuş. Hatta …… Yüzde kaçı? Sekizyüz insanda üç çift. Diğer okullar nasıl, diye soran olmadı.
Y… Bey konuştu. Sözlerin hakkını o aldı. Bir de K… Hoca konuştu. Y… Hoca öğrencileri çekermiş bir kenara, konuşurmuş. Kulaklarını çekermiş. Tehdit ediyormuş. Babalarıyla tehdit edermiş. Tıpkı akşam anaların çocuklarını babalarına şikayet ettikleri gibi. Çocuklar korkarmış. Ben de yıllar önce sofra başlarında korkardım. Anam sofrada söylerdi söyleyecekleri, beklerdim. Suçlarımız bir bir dökülürdü tam da lokmaları ağzımıza aldığımızda. Anamın öptüğü zamanları zor hatırlarım. Ama o suç söyleme anlarını nednes yıllardan unutmam. YBey öğrenciler nasıl hatırlar acaba?
YBey sonradan gelen öğrencilerin sınıflarına girer. D kuru yani. Dört sınıf. Y. Bey iki yıldan beri hazırlık koridorlarını arşınlar. “Lost” dizisini sonuna kadar bitirmiştir. Hanımı çalışmaz. İsanbulun Anadolu yakasında oturur. Espiri yapar, tıpkı HK gibi çıkışları vardır. Benim için ikinci HK’dir. Y.Bey heycanla konuştu. Yorgunmuydu bilmiyordum. Bu mekânda bir ben bitkindim; uslanmaz duygularımı bir alaca at kötürmüş. Bana susmak düşerdi o mekanda.
HHanım da konuştu. Asıl ismi bu değildir. Nedense hep H. derim. Bugün yanından geçtiğim ve selam verdiğim halde yüzüme bakmayan hocadır. Bir kaç çocuğu var. İki evi var. Eşi de çalışır. Bir bölümde master yapar. İki zıt karakter. HHanım telaş, eş kendi içinde telaşta. Mevcut evlerini satıp dört odalı bir ev almak isterlermiş. Bu bilgilere ne gerek var şimdi. Geçen gün HHanım benden “worksheet” istemişti. Hafta sonu onu hazırlamıştım. Gr Efendiye gitmiş: Ben o işlere vakit ayıramam, demiş. Önüne gelen herkese sitem etmiş. En son bana gelmişti. Tamam, dedim. Bir daha da talebe olmadı. Belki de beğenmedi. Ben onu deli çağımda hazırlamamıştım. Bir masal dünyasından da getirmemiştim. Ben onu bir yazlık sinemada bir Orhan Gencebay filmi seyrettikten sonra da hazırlamamıştım. Hem bana teşekkürün hasını da etmedi. Olsun. Bir de bizim HHanım bilgisayarı sevmez, kullanamaz belki de. Dünyanın bilgisi olan paylaşıma girmez ve bakmaz. O aslında bir klavyenin kenarında gezerinde dolaşır.
Biz aslında öğrencilere kendi cephemizden bakar durururuz. Ben, 1980 öncesi ve sonrasından gelen on yıl sonrası gözüyle bakarım. Bizim öğrenciler de işte bu yıllarda doğmuştur. En büyüğü 1990 lıdır. Televziyonlar düz ekrandır. Onlar bilgisayar kullanmaya başladıklarında internet kullanmaya başlamıştır. Ya biz?
HHanım sınıfında muhabbet taraflısı öğrencileri çağırmış. Yapmayın ve ötesinde sözler demiş. Hatta rivayetlere göre onları çağırıp: “Yaptığınız günah.” Bile demeyi dahi düşünüyormuş.
K… Hoca da konuştu. O sözleri hep aldı. Özetledi. O söz hakkı verdi. “Duruş sergilemeli” dedi. Nasıl bir duruş olduğundan bahsetmedi. Kurtlar Vadisi oyuncularının duruşu gibi mi?
Not alanları saymadım. Önlerinde defter olan kimdi, dikkat etmedim.
Kırmızı kürdelalı notlar aldım. Benden fikir sormadı. Çare ben değildim. Çare kimdi? O mekanın sahibi kimdi? O mekanda yıllardan beri neden aynı meseleler konuşurdu.
Ofis saatleri düzenlendi. 8:45-9:00 arası.
Ben unuttuklarımı es geçtim. Not almadım. Aldığım notlarYusuf’un düştüğü kuyudan kurtardıklarımdı. Sürgünlük fikirlerim vardı. Listemde çığlıklarım olacaktı.
Neden dertlenmiyoruz?
Neden hesap sorulmuyor?
Saatler süren toplantılar neden yapılmıyor?
Sitemlerim kendime.
Yazıya küsmüşüm kime ne?
Hatta .. Neyse boşverin. Yaşıyoruz işte…
30.11.2007
foto/yazı:magpak-

Bir Cevap Yazın