Ben sana Rahmetli Cemil Meriç’in Lamia Hanımına yazdığı gibi ağdalı yazamadım. Öyle süslü ifadeler, sıfatların en alasını kullanmaya gücüm yok. Benimkisi bir iç savaştı; kaybetmişim. Kayıplar hanesine yazılanlar çok olmuşsa olmuştur. Savaş zararla bitmiştir zaten. Bir daha o meydanlara dönmek, o günleri yad etmek neme gerek. Savaş bu herkesin harcı değil. Ne yapalım biz bir kez mağlup olduk işte. Ne diyor Meriç üstâd, “senin için ve seninle yaşıyorum”. Ben ne demişim, ‘zaten sen de yoksun’. Kelimenin derinini evelemeden gevelemden bulmak lazım. Ama olmadı işte.
Yeni cephe yok artık. Yeniden silahlanmak, yeniden yollara düşmek yok. Sen zafer kazanmış bir edâ ile en süslü gemilerinde uzak diyarlara yelken aç dur. Bense bir mağarada sığıntı gibi durayım. Mehmet Bican Hazretleri gibi altı yıl değil altmış yıl kendimi inzivaya çeksem de bu nefis bana çok çektirecek.
yazı/foto:magpak- Ezel’i seyrederken
Bir Cevap Yazın