Babalar Neden Öğretmiyor?
- Oturduğumuz evin güzel bir bahçesi var. Maşara maşara-seki seki patlıcan, domates biber yetiştirmek mümkün olmasa da maydonaz, tere, kıvırcık ekmek mümkün. TR’den getirdiğimiz tohumları bilmediğim usullerle ektik. Öncesinde toprağın altına maydonoz tohumları ekmiştik, günler haftalar geçti yeşillik adına birşey toprak altından çıkmadı. Sorduk sual eyledik. Meğer toprağın üstüne serpiliyormuş. Tohum satan genç adam da aynısını söyledik. Denedik. Yeşillikler çıkmaya başladı lakin toprağın bağrına tohumları çok dökmüşüz ki, çok zorlandılar. Küçücük yavrucaklar köşe kapmaca dahi oynayamadılar. Zor bela çıktılar. Sadece maydonuz olsa sineye çekerdik. Tereyi de aynen yapmışız.
- Hadi hanım kısmen şehirli çocuğu sayılır, (Bkz: Keller ve İhtiyarlar yazısına) ya ben? Öz be öz köyde yetişmişiz. Bahçemiz, tarlamız, bağımız bostanımız var ki, elalemin gözü kalmıştır. Şimdi bu detaya girmeye gerek var mı? Ne diyordum. Köylü çocuğuyuz. Vay be! Amma da köylü uşağıyız! Şunu diyeyim. Ben babamı hiç maydonaz ekerken görmedim. İkincisi bizim orada tere vardır lakin insanlar öyle maşara maşara ekmezler ve hatta çokça da yemezler. Ama maydonozun yeri farklıdır. Herşeye maydonoz konulur. Herşey derken abartmayalım. Mercimekli köfte, çiğ köfte, salatalar. Anladım siz de aynısını yapıyorsunuz.
- Ben kime kızıyorum dersiniz. Yüzde yüz köylü ve köylü çocuğu babama. Adam birgün keserken, biçerken, budam yaparken, tohum serperken, fide ekerken bize birşey göstermedi, öğretmedi. Bazılarınız, ‘Bak bak utanmadan babasını basit bir mesele yüzünden suçluyor’ diyebilir.
- Cevabım yok, öyle bir uyku bastırdı ki, sormayın gitsin. İşini hakkın vermek meselesi..
- Saat kaç mı? 00:58. Allah rahatlık versin.
Bir Cevap Yazın