• Neşet Ertaş’ın ‘Ah Yalan Dünya’ sını defalarca dinliyorum. Ayrı bir lezzet veriyor. Şiir dinlemeye ise devam.
  • Üç sınıflık hazırlık sınıfı atlamaya yönelik kursları, bir iki hafta ara ile açıyoruz. Burada işlerle satranç oynamak çok zevkli. Hiç sormayın zevkini…
  • Sen’li yazılar yazmak çok istiyorum lâkin yazmak o kadar zor ki şu vakitte anlatamam.
  • İnsanlar maaş aldıkları yerin hakkını vermemede inat ediyorlar. Bunu şun bağlıyorum: Başka bir dünya ile karşılaşmama, çalışmama vesaire..
  • Burada hurmalar taze yemek mümkün oldu. Dışarıda fazla kalınca ekşiyorlar.
  • Komşumuzun kolu kırılmıştı. Caddede bir araba çarpmış.  Ziyaretçi akını varken biz gidemiyorduk. Dil meselesi. Yeni taşınan bir komşu Türkçe’yi çok iyi biliyor (her ne kadar ‘kalkalım mı’ ifadesini bilmese de). O tercüman oldu. Koca salonda L şeklinde bir yolluk sergisi bir televziyon. Evde tam üç  aile kalıyor: Bir baba, iki gelin, bir babaanne. Çocukların sayısın bilmiyorum. Genelde kız. Özürlü bir kız çocuk, iki yaşında. Ziyaret süresince kucağımdan inmedi. Olağanüstü sevimli ve pozitif enerji dolu.  Soğuk aldığı belli. Akraba evliliğindeymiş. Herkes yalınayak burada..


yazı/foto: magpak Eyül 9, Cuma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler