“Bazen hayat size kaba ifadesi ile zehir gelir. Dünyanızı karartanlar olur. Sınıfınızdaki bir arkadaş, işyerindeki bir usta, çocuklarınızdan birisi, eşiniz veşa kardeşlerinizden birkaçı dünyanızı karartabilir. Hayatınızı zindan eder. Ananızdan doğduğuna pişman, emdiğiniz süt fitil fitil burnunuzdan gelir. Bütün iyi niyetleriniz, çabalarınızın boşa gittiğini görünce dizinizi boşa döversiniz; çıkış yoktur. Küfür edemezsiniz; edebiniz müsaade etmez, bağırıp çağırsanız iş kötüye gidecektir. Tek çözüm vardır: Sineye çekmek. Yıl 2005. Bana öğretmenliği, muallimliği, hocalığı zehir eden birkaç öğrenci oldu ki, ne dost ne düşman başına. Seviyelerinin yüksek olmasına rağmen, düşük kurda başlama göz açıklığı bu talepsizlere rahatlık sağlar. Bu rahatlık kendini bir şekilde dışarı vurur. Bütün eğitim-öğretim metotları vız gelir. Dönem sonu yazdığım bu mektup herşeyi apaçık göstermektedir. Allah hiçbir öğretmene böylesi talepsizler nasip etmesin.”

Sevgili Gençler,

Öncellikle hepinize geçmiş olsun. Şahit olduğunuz gibi herşey bitiverdi – tabii bazılarınız için değil. Gerek C-2 ve gerekse C-8 sınıfıyla yaklaşık yedi ay beraber geçirdik. Siz kendi muhasebenizi arka mahallelerde değil de kendi içinizde yapmışınızdır. “İşin hakkını ne kadar verdim? Zamanımı verimli geçirdim mi?” gibi sorular sordunuz mu bilmiyorum ama kendi nefsinizi ve durumunuz sorgulamanızda fayda var. Genel olarak sizinle sorgulamam gereken birkaç mesele var.

Final sınavında yazmış olduğunuz bazı anket sorularını okudum. Epeyce içini boşaltan arkadaşlar olmuş. Hem şaşırdım hem üzüldüm. Bazı arkadaşların memnuniyetsizliklerini yazmışlar. Olabilir. Peki şu soruyu sormaz mı insan: Madem hoşnut değildiniz neden o sınıfta 7 ay boyunca durdunuz? Veya o dersin o saatinde o sınıfta en verimli zamanınızı harcadınız. Yazık değil mi harcadığınız vakte. C-2 den ayrılan H.. arkadaşınız gibi dobra dobra konuşup sınıf değiştirmediniz. C sınıflarında 14 tane sınıf olduğunu; geçmiş birikimleriniz iyi idiyse, bu okulun 3 adet B ve A kuru olduğunu da biliyorsunuzdur.

Diğer önemli bir mesele gürültü eden arkadaşlar. Ben bu arkadaşları defalarca uyardım. Hatta ve hatta en iğneleyici lafları kullandım, ama anlamadılar. Bir insan için kullanılacak ağır ifadeler kullansaydım, hatta dersten atsaydım umurlarında olmayacaktı. Sabırla bekledim. Fakat arkadaşlar bulundukları sınıfa zehir oldular, sancı akıttılar. Hem benim çalışmalarımı, hazırlıklarımı bozdular hem de dersin işleyişini aksattılar. Darda ve zorda bıraktılar. Ve üstelik bu arkadaşların bazıları  bayandı. Gelecekte bu vatana millete evlat yetiştirecek ana olacak kişilerdi. Sadece söyleyeceğim şu ettiklerini katmerlisiyle bulsunlar. Diyeceğim onlara bu… Bu insanlar beş vakit namaz kılsalar, her Pazar kiliseye gitseler de kul hakkını bilmiyorlar ki bu yıl hep bu noktadan hareket ettim. Demek arkadaşlar ne human rights den anlıyor ne de kul hakkında. Doğru ya yetişme tarzımız belli: zorla yaptırtmak.

Sadece üzüldüğüm nokta ödev konusunda ısrarcı olmam gerekirdi ki bunu geçmiş yıllarda yaptım. Bunu engelleyende Portfolio ödevlerinizi aksatmamak içindi (Bunu savunma olarak düşünebilirsiniz.)

Bir diğer nokta birkaç arkadaşta başarısızlıklarını sadece gramer dersine yüklemeleri. Oysa bu arkadaşların devam durumları ortada. Benim derste başarısız olabilir ama ya diğer derslerde.

Ayrıca bir arkadaş gramer ortalaması sınıf bazında düşük. C-2 için doğru değil. C-8 için ise 2 puanlık fark olmuştur – bu doğru.

Sonuç olarak. Bu yıl benim için bereketsiz oldu. Bazı arkadaşlar bana iyi ders verdiler. Ben dersimi aldım. Olması gerektiği gibi hareket etmek, yani bu ülkenin çocuklarının anlayacağı şekilde. Birkaç arkadaşa da selam ve SAYGILARIMI sunuyorum: C-2: İki MUHARREM, EMRE, ÖZGÜR, MURAT, ve özellikle iki SERKAN ve dahi SELMİN’e. Ve aklıma gelmeyen diğer arkadaşlara.

C-8 ‘den dersi ve sınıfı sevmese de BUKET’e, BURHAN, EMRAH, MEHMET ORHAN, NURDAN, TENNUR, MELEK ve diğer arkadaşlara.

İsimlerini saymadığım arkadaşlar alınacaklardır. Aklıma gelen bunlar.

Hepinize hayat boyu başarılar. Bana kızan arkadaşlar olmuş olsa da hepinizi seviyorum. Bunlar gelip geçici durumlar. Hepiniz geleceğin yıldızları olacaksınız. Şimdi sıkıntı çektiğiniz durumlar bitecek ve bu günlere belki kaybolmuş yıllar olarak bakacaksınız. Fakat üzülmeyin. Herşey bir tecrübedir.

Sonsuz selam ve muhabbetle. Birkaçınızla yaz okulunda görüşmek üzere.

2005 – Hadımköy Sırtları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler