Müberride ile yatıp mübberride ile kalkıyoruz. Balkonlarda, damlarda, iç kapı dış kapı önlerinde, pazarda, kaldırımda müberride. Bu müberride bir âlem. Onsuz hayat olmuyor. Ekmek su gibi mübarek. Camilerde onsuz küçük büyük namaz ihlaslı eda edilmiyor.  Namazlarımızın bir numaralı dostu. Okunan dualara  kendi diliyle zikir edercesine eşlik eder: hu, hu, hu. Bir de tavanlarda ‘pankalar”. Kankası olmuş pervanelerin. Pervanelerin sesi de bir başka: pır, pır, pır… Pankalar müberride hazretlerinin üfürdüğü rüzgarı dağıtma işini üslenmiş.  Pankasız yaşarsınız ama müberridesiz için zor.

Kalede çocukluğu, gençliği geçmiş, savaşları, yoklukları yüreğinin bütün zerresinde, kılcal damarlarında milim milim yaşamış Munim amcaya sordum: ‘Sen ki kalede yıllarca yaşamışsın. Hatıraların yazısız, sözlerde kalmış.  Hasretin derin. Hele söylediğin bir cümle var ki etkiliyici. Bağdan kovulmayı içinde eritmişsin. Söyle bana Munim Amca, vakti zamanında müberridesiz ne yapardınız?” Munim amca derin adam. Derin cevap beklemek bu hususda abes olurdu. Dedi, “Duvardan duvara bataniye gerer, üzerine sular serpip epeyce ıslatır, uzun bir iple bir ileri bir geri sallar dururduk” Munim amca kalenin çocuğu ne de olsa, şehirden 35 metre yukarıda oturmuş, serinlemeyi bilir. Zaten kaledeki evler toprak damlı ve kerpiçten.

Kalenin etrafında bir zamanlar iki katlı evlere müsaade edilmezmiş. Evler bahçeli, bahçe sonrası avlu, üç yerden girişli: mutfak, salon ve ana giriş. İç kısımda havalandırma. Yani anlayacağınız evlerin mimarisi sıcaklıklıkla nasıl başederiz prensibi üzerine kurulmuş. Bir de üst katta tek oda veya odalar. Sıcaklığı azaltır.  Köşe odalar serin. Müberride koymasanız da olur.

Efendim, inşaat konusu detaylı mevzu. Adamlar Safranbolu veya Harran evleri gibi evler yapmamışlar, diye düşünebilirsiniz. Vaktiniz olursa bunu da tartışırız. Şu müberride olayını bir bitirelim hele.

Müberride 150 ile 240 Amerikan doları arası fiyatla satılır. Epeyce büyük bu alet. Prizma gibi. Yan kapakları çıkar ki bu kapaklarda ince ağaç kabukları döşenmiş.  Alt kısımda su koyma yeri var. Sussuz olmaz, serinletmez. Kuru havayı üfler. Bir de içine buz koyarsanız üflenen havanın serinliğini bütün hücrelerinizde hissedersiniz. Bu ince kabuklar, miadını doldurunca pazarlarda ince telle sarılmış halleri satılmakta. Bakkallarda bulunmuyor. Bu da dip notum olsun.

Müberridenin nasıl çalıştığı konusunda inanın teknik donanımlı değilim. Alta su, dönen silindir bir pervane, aletin dışarısında çapı 26 santimlik alimunyum boru vasıtasiyle üflenen nemli hava. Boru dediysek öyle bildiğiniz borulara benzemez. Kat kat olup açılan, sünen bir boru bu.

Bu yazıyı okuyan teknikten, mekanikten anlayan, fabrikası olan ya da olmayan abilerimize ablalarımıza teklifim şu olur: Bu makinen en kralını siz de üretebilirsiniz. Genel olarak müberride Iran ve Suriye’den geliyor. Bizim makineci arkadaşlar bir inceleseler, eminim tır tır sesini hı hı’ya çevirecek  yeni alet icat edebilirler. Bütün Ortadoğu Bölgesi ve hatta Güneydoğ Gölgesi’ne bereketli, süper ticaret olur. Siz bilirsiniz.

Diyebilirsiniz ki, dünya alem klima kullanıyor. Klima kullansınlar kardaşım. Öyle demeyin.  Bu klima denilen varlık birincisi hasta ediyor, ikincisi odanın havası normal havasından çıkıyor. Üçüncüsü fakir fukara 400-500 Amerika Doları verip nasıl alsın?

Hem ne sünnet, ne farz ama, mübberride bu bölgede hayatın önemli bir parçası  olmuş. Özetin özeti,  müberride burada bir kültür, bir aşk. Hem de ne aşk: tamamen p-la-to-nik.

Not: Müberride soğutucu, serinletici demek.

Temmuz 2010 – Uzaklar – Erbil

foto: magpak

“Tır, Tır, Müberride” için bir cevap

  1. Güzel bir yazı
    Müberride’yi okuyunca ilgimi çekti. Acaba dedim yazıda anlatıldığı gibi bizim makineci arkadaşların araştırmaları beklenen bu çok eskiden beri kullanılan atalarımızın bile bildiği ama bizim bilmediğimiz nasıl bir sistem ki diyerek bir araştırma yaptım.
    Sonuç : İyiki araştırmışım ve öğrendim ki klimalara boşuna para verip sağlığımızdan oluyor muşuz.
    Türkiye’de 3 firma bunu üretiyormuş. Fes, Dipaz ve Eco Sistem isimli bu 3 firmanın yerli üretim yaptıklarını ama sistemin içinde kullanılan filtrelerin en can alıcı nokta olduğu ve bu filtrelerin Aspen ağacından yapıldığıi, işlenmiş olarak Çin’den getirildiği konusunda ki bir gerçekle sarsıldım. Yalnızca Eco Sistem isimli firmanın bu filtreleri Türkiye’de yapan tek firma olduğunu öğrendim. Eco Sistem aslında Ufo ve Alf gibi güvenilir firmaların kardeş kuruluşu olduğunu öğrenince biraz rahatladım. Bende iş yerimde kullanmak üzere bu sistemi araştırdım ve en güvenilir firmanın Eco olduğunu öğrendim.
    http://www.ecosistem.com isimli siteden bu sistem hakkında bilgi alabilir ve ilgililere ulaşabilirsiniz.

    Okuyan ve okutan Türkiye için el ele. Saygılarımla

    Hakan GÜNEY

    Beğen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler