Sevda ölür mü? Canlı mıdır, madde midir ki, ölsün, öldürülsün..
Bu sevdayı öldürmeye ne 12 Eylül askeri darbesinin, ne de 21 Mart muhtırasının ve hatta 24 Şubat’nın Soğunun gücü yeter.
Biz sevdamız uğruna onlu yıllarımızı vermişiz. Bütün mafya babaları biraraya gelse, bütün gizli örgüt temsilcileri planların en hassını, en sessizini yapsalar, kendi mahkemelerinde bizi idama mahkum etseler, en ses getirici provakosyanları uygulamaya koysalar, yok edemezler sevdamı, sevdaları ve bizim halis sevdamızı.
Yani siz sevda darbecileri! Sadakati olan, riyâkarlığı olmayan, güneşin en sıcağını görmüş; çöller, koyaklar, geçilmez ormanlar aşmış sevdaları yokluğa, hiçliğe yok edemezsiniz. Edemeyeceksiniz.
Ey bütün sevda darbecileri! Meydan okuyorum cümelenize, getirin topunuzu, tüfeğinizi, hançerinizi, gürzünüzü ve hatta özel donatılmış ordunuzu da getirin. Bu sevdadan dönülürse, dönersem namert olayım.
Bu sevda öyle kazanılmadı. Masa başı sevdası değildir. Bir gece vakti kapımızın önüne bırakılmış ve bulmuşta değiliz. Haftalık, günlük magazin ‘artiz’ sevdaları ile kıyaslamak bile had aşmak olur.
Bu yazı da çok arabesk olmuş diyen sen sentetik edebiyatçı kardeşim. Sen anlamazsın bu sevdadan. Sen otur şiirlerin hece ölçüsü hesabıyla, yeni kâfiye isimleri keşfetmekle uğraş. Hazan mevsimi yaşamadan hazan şiirleri yazmaya çalış. Hatta meşhur yazarımız gibi atla bir kara trene Kars’a git Kar romanını ikincisini yaz. Hayatın kendisini yaşamadan, sevdan yüzünden defalarca hançer yemeden, o karlı günleri yaşayanlardan olmadan anlayamazsın bu sevdayı.
Bu sevdayla uğraşan, bütün babalar, analar, rütbeliler, makam sahipleri ve bilumum varlıklar, cümlenizi köyümün harmanına davet ediyorum. Bu sevdayı birkez daha anlatalım. Sizi ziyafetsiz de göndermeyiz. Banı Bacı ve Behiye Teyze’nin önderliğinde hazırlancak soframıza illaki oturacaksınız. Yoksa muhtarımız Hacı Kiya alınır ki, onun gücenmesi herkeskine benzemez. Kısmetinizde ne varsa artık onu yersiniz. Bizim köylü çocukların hazırlamış olduğu bir gösterimiz de olur size. Ay ışığında Bülbül şiirini dinlememişsinizdir, onu da dinlersiniz. Üstüne Mehlika Sultana Aşık Yedi Genç şiirinde geçen gençlerin halini, şerbetlerinizi içerken anlamaya çalışırsınız. İçinizde türkü sevenleriniz olursa onlar için de mutlaka birşey vardır: Delalım ve Antep’in Kalası iyi gider. Sonra da herkes çekildikten sonra sabahlara kadar konuşuruz. Derdimizi, sevdamızı bir kez daha anlatırız.
Bizi anlarsanız ya da anlamazsınız, hazır karşımızda iken şunu birkez tekrar etmekte fayda var: zirvelerin tozunu attıran öfkelere, mânilere, tuzaklara ve bütün doğru-yanlış anlamalara rağmen bu sevda sonsuza kadar kesintisiz devam edecek.
Sözün özüyle, izniyle, deriz ki, bizim silahımız yok, silahımız yüreğimizdir. Bizim için vakit sevdayı yaşamanın tavizsiz vaktitir.
Temmuz 2010 – Uzaklar
foto:magpak

Bir Cevap Yazın