O koridordan, o bahçeden binlerce öğrenci gibi, onlarca arkadaş da ayrıldı; tıpkı benim gibi. Gidenlerin adlarını harf sırasına göre sıralasak, birçok harf kendine bir isim bulacakken; bazı harfler biraz üzgün ve belki de kızgın bir şekilde kendileriyle başlayacak ismi hatırlanmasını bekleyeceklerdir. Harfler kendi köşesinde bekleye dursunlar -nasıl olsa yakında boş kalmayacaklar. Bütün harfler zihnimde kendini gösterdi ve ‘S’ harfi ile başlayan bir isim belirdi: Sarah Hanım. O hocamızın ayrılığı ki, hiç bir ayrılık bana o kadar dokunmamıştı. O koridorlardan sessizce, süzülerek gitmişti. Ofislerde çalışan birkaç arkadaş vardı. Onlarla da vedalaşamamıştı. O Sarah hanım ki, hamileliği süresince dahi birgün mesaisini aksatmamış, ne arkadaşlarından ne de talebelerinden bir şikayet etmişti. Sakinliğini asla bozmamıştı. Milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun, bir insan çalıştığı yerin hakkını vermeliydi. Hele bizim gibi saatlik talepler karışalayanları dakikaların hesabını iyi yapmalıydı.
Sarah Hanım vedasız gitmişti ve bana da peşinden bir kaç resim karesi çekmek düşmüştü.
Bizim de ayrılmamız bundan farklı değildi. Eşyalarımız TIR’a yüklemiş göndermiştik. Sadece Yunusçasını bir Yunus gelmişti. Ve sonra. Kendimizi ortada evsiz, yurtsuz, limansız hissetik. Son defa okula gidelim, dedik. Yorgunduk. Yola çıkmaya gücümüz yoktu. 1100 km. yol ve sonrasındaki 1050 kilometrelik yol aşılmaz Kfdağı olmuştu. Bir ara okulun dinlenme odasında çoluk çocuk kalmaya bile düşündük. Koridordan geri döndük. O halde yola koyulduk. Keşke kalsaydık. …
Dosyaları karıştırırken iki sene önce vedasını anlamlı bir ‘mail’ ile yapan bir hocamızın notuyla karşılaştım. Okuyunca kendi kendime sevmek ve kabullenmek ne güzel dedim. Ve güzeli söylemek, ne de yakışır insanoğluna.
Değerli Arkadaşlarım,
İstanbul’un trafik çilesine ve uzun yol yorgunluğuna yenildiğim için aranızdan ayrılıyorum.
Dönem sonunun yoğun temposunu yaşadığımız o günlerde yüz yüze karşılaşamayabiliriz diye bu mesajla hoşçakalın demek ve herbirinize yakınlığınız için teşekkür etmek istedim.
Ne kısmetli bir insanmışım, Türkiye’ye bu kadar yıldan sonra geri dönerken F. Ünv.’ni seçmişim. Burada çok güzel insanlar tanıdığım,ömür boyu sürecek dostluklar başlatma fırsatı buldum. Hayata, maneviyata dair yeni bir vizyon edindim. Profesyonellik, dostluk ve aile yakınlığı bir arada bir işyerinde nasıl bu kadar keyifle dengelenebilir onu gördüm.
Pek cok ülke de çalıştığım ama buradaki hazırlık ortamını çalışma şansı bulduğum en huzurlu ve keyifli yer oldu. Hepinize her şey için tekrar teşekkür ederim. Sağlık, huzur ve mutlulukla kalın. Her şey gönlünüzce olsun. Hoşçakalın…
Lena – Thursday, January 17, 2008 – foto: magpak
Bir Cevap Yazın