Serap C …’ 2006 yılının öğrencisidir. Zemheri denilen o soğuk ötesi sabahları yaşamadığı her halinden bellidir. Bahçehirli’yim der. Hani neredeyse ayakkabısız girilen bölge. Bölge önemlidir İstanbul vilayetinde. On gün geç geldi.. ‘Do you have a boyfriend?” ya da “Have you got a boyfriend? sorusuna “Yes” cevabını almak böyle bir sosyal faaliyeti yapan için kolaydır!
Serap bugün birinci derse girmedi. Sebep malum. Biraz aşk yaşaması, gönül eğlendirmek gerekiyordu. Yanıma geldi. Ders açığının olduğunu, ne yapması gerektiğinden bahsetti. Birinci ders neden gelmediğini sordum ve hatta koridorda “Serap, neredesin” diye bağırdığımı ama cevap alamadığımı ifade buyurdum. Erkek arkadaşı yani ‘boyfriend’ ile berabermiş. Bana ikinci derse de giremeyeceğini söyledi. Çözüm aramaktaymış. Ne güzel, benden çözüm ister. Oysa SOME ve ANY konusunu kaçırmak üzereydi. Hemen derse girmesini söyledim. Bir de “Aşık mısın ona?” diye tam doksandan bir soru sordum. Şaşırdı. Yarım “Evet” cevabı aldım. Belliydi. Yaralı değildi. Delikanlı üçüncü sınıftaymış. Onunla ders çalışacakmış. “Olmaz” dedim. “Onunla sen çalışamazsın, benim tecrübeme güven” dediysem de içinin tatmin olmadığını anlamaya gerek var mıdır? Göz göre göre kendini kaptıracak, okulu da terkedecek bu gidişle.
Üçüncü dertse, yarı İngilizce yarı Türkçe sınıfın diğer kızlarına sitem: “Arkadaşınıza sahip çıkmıyorsunuz, böyle arkadaşlık olur mu, arkadaşınız göz göre göre gidiyor?” dedim. Gerçekten abla olabilecek bir kızımızın bu yükü üzerine alması gerekirdi. Kızlar “Nimet yapar” dediler. “Hem sevap olur” diye de yanındaki kız laf bile attı. Bu iş ne kadar olur zaman gösterecek. Bana düşen takip etmek.
Ama şu bir hakikat ki, ben Serap’ın yerinde olsam devamsızlık hakkımın son saniyesine kadar kullanır, arkadaşımla da ders çalışırdım.Hatta hazırlığı iki yıl bile okur, “Hem kime ne benim boyfriend’imden” dahi derdim!!!! Eee bu ‘boyfriend, girlfriend” muhabbeti her zaman yaşanmıyor ki?
Bir Cevap Yazın