H… Hocam annesini çok sevdiğini her sözünden anlarsınız. Babasını kayıp ettiği günün sabahından beri annesi ile birbirlerine daha sıkı sarılmışlar. Dinledikleri şarkılar-türküler hayatın zorluklarından terennüm ederken, onlar hüzünlerini paylaşmakla azaltırlar. Ana ile kız arasında geçen sıcacık, candan muhabbetti o anlattıkça sanki siz de yaşarsınız. Bize, yani oda arkadaşımla ben.
Bu paylaşmaları , ramazanın on altısında annesi ile iftar sofrası muhabbetleri anlattı da ondan bilirim. Arnavut diyarı onun öz memleketidir. Televizyon ekranında asli diyarlarına ait küçük bir görüntü onları nasıl alıp götürdüğünü o anlatırken siz de oralara gitmek istersiniz. Anayurduna ait bir görüntü yüreklerinde ilkbaharları yaşattır. Gördüklerini Hulkiye Hanım anlatırken gözünden süzülen ılık sessiz gözyaşları bunu bize de gösterdi ve o gözyaşlarından bize de ödünç verdi.
Geçen akşam STV de iftar programı seyrederken cemaatsiz, yıkık dökük bir cami görüntüsü karşısında nasıl heyecanlandığını, “Ben bu camiyi bulacağım ve yardım edeceğim” deyip yerinden fırladığını söylerken, bizim de duygularımızı kabarttı, onunla beraber gidesimiz geldi.
O heyecanının kendi topraklarında sınırlamaz. On gün önce, deprem felaketini bir kez daha tatmış Pakistan’a yardım için ön safta yer alır. Okul Müdürümüz Ata Bey’e gidip hocalardan yardım parası toplamak için izin peşine düşer. Aramamızda kalsın dediği şey de annesinin Uzakdoğu dan canlı yayın yapan sunucuya hayran olması. Hayranlığı adamın candan, samimi görüntü vermesi.
Duanın en hası sana H…. Hoca Hanım. Allah gönlüne göre ve dahi hayırlısın versin…
Bir Cevap Yazın