Moda olan şu: Meşhurlardan birisinin yaptığı uygulama, çalışma her zaman için önemlidir ve örnek gösterilir.  Oysa  Kadromuz kalabalık (tı). Kendini saklasa da çok başarılı arkadaşlarımız mevcuttu. Derdimiz dil öğrenme olduğuna göre, bende arkadaşlara öğrenme maceralarını sormuş ve notlar almıştım. Uygulanması pratik çalışmalardı bunlar. Ve öğrenme hususunda 10 yakın sunumumda bu arkadaşlar konun merkezinde  yer almışlardı:

Adı: S.K

  • Öğrencilik süresince, dersi çok dikkatli dinlediğini; dersi derste öğrenmeye çalıştığını,
  • Ders çıkışı, “Bugün ne öğrendim?” sorusuna cevap aradığın,
  • Bu soru onun öğrenmede en büyük yardımcısı olduğunu,
  • Seyrettiği filmleri dikkatli seyrettiğini, oyuncuları taklit etmeye çalıştığını,
  • O gün derslerde öğrendiklerini yolda, sofrada, yurtta, yemekhanede bilumum yerlerde tekrar ettiğini,
  • Kelimeleri zihnen tekrarlayıp, görüntülerini gözünde canlandırdığını.
  • Zihinsel tekrarı, dil öğrenme dışında da uyguladığını ve bunun çok faydasını gördüğünü.
  • İngilizceyi bir ders olmaktan öte, sevdiği için öğrendiğini,
  • Ve sevmekle çok şey kazandığını… bana S. hocamız ifade etti…

Adı: S.A

  • Japonca gibi zor bir dili  sadece 8 kasetlik bir set dinleyerek halletmiştir.
  • Yolda, metroda, bilumum yerlerde sürekli bu kasetlerle haşır neşir olur, onlarca defa dinler, dinler.
  • Japon bir ailenin yanında kalırken, günde 5-6 saat televizyon seyreder.
  • Ona göre insanların vereceği sınırlıdır. TV sayesinde daha çok dinleyecek, daha çok kelime öğrenecektir.
  • Çalıştığı birimin başındaki Japon idareci, hocamızı çok sever ve ona bir öğretmen gibi yaklaşır. Ve her gün ondan Japonca olarak günlük yazmasını ister. 6 ay yazar.
  • Yazdıkları bir süre sonra yorumlamalara dönüşür.
  • O yazdıkça da belli bir noktaya gelir. Japonca’yı kısa  zamanda öğrenir.

Adı: G.C

  • Vaktinin çoğu kelimelerle geçer.
  • Müthiş bir kelime avcısıdır.
  • Sürekli elinde sözlük görmeniz mümkündür.
  • LONGMAN CONTEMPARORY sözlüğündeki kelimerin  satır satır altlarını çizerek kelimeleri anlamaya ve öğrenmeye çalışır.
  • Peşinden OXFORD WORD POWER’I aynı şekilde bitirir.
  • Webster sözlüğünü sanki kendisi yazmış gibi önüne alır ve bir bir tarar, bilmediği kelimelerin altını çizer.
  • Ayhan Sezer’in hazırlamış olduğu WORD  POWER kitabını bir günde bitirir  (iddia üzerine).
  • Her tarafta sözlük bulundurur: yatağının başucunda, muhtelif odalarda, anne-babasının ve dahi kayınvalidesinin evinde sözlük bulundurur.
  • 2000 temel kelimenin telaffuzu üzerinde günde 5-6 saat olmak üzere 3 ay çalışır.
  • Her kelime için sözlüğü kullandığı zaman mutlaka işaret koyar, bazı kelimelerde 10’dan fazla işaret mevcuttur.
  • 30 adetten fazla kelimeleri yazdığı defter vardır.
  • Okuma parçaların birebir kopya eder ve onları ezberler.
  • Merak etmelisin” sözü onun için düsturdur.
  • DÜSTURU : KELİMEYE KİLİTLENMEK ve ONA SEVGİYLE YAKLAŞMAK…
  • Merak duygusunu roman okurken kullanmayan G. Hocamız, bir makale okurken daha detaylı okur.
  • Evinin duvarlarını kelimelerle döşer.
  • İyi bir Scrable oyuncusudur. Kelimelerle oynamayı çok sever.
  • Zorlandığı veya sürekli bakma ihtiyacı hissettiği kelimelerin listesini içeren 50 sayfalık bir kelime defteri bilgisayarında mevcuttur. §Bir çok dilcinin aksine O, TÜRKÇE’DEN İNGİLİZCE’YE çeviri yapmayı sever.

Dinleme

  • Öğrencilik yıllarında kısa dalga BBC radyo yayını ile uyur.
  • Gece uyandığında veya sabah kalktığında BBC’deki sesler kulağında çınlar.
  • İlk öğrenmede haber dinlemeyi tavsiye eder.
  • Kitap yazar, tercüme eder, TOEFL dersleri verir.

Adı: T.K

  • Kelime avcısı grubunun fanatik bir üyesidir.
  • Görsellik kabiliyetinin ön plana çıktığını fark eder.
  • 20 bin kelimelik resimli bir sözlük bulur. Resimle kelimeleri ezberler.
  • Üniversite öğrencilik yıllarında kelimeleri yanlış telaffuzla öğrendiğini fark eder. Daha sonra kelimeleri ezberlerken telâffuzlara daha özen gösterir.
  • Öğrendiği kelimelerle gruplar oluşturur.
  • Arkadaş grubu oluşturur. Kelime anlamı ve telaffuzları üzerinde dururlar, oyunlaştırarak kelimeleri kendilerine mal ederler.
  • TTN adlı kanalı günde 3 saat 3 ay seyreder.
  • Bir  ayda 60’dan fazla İngilizce film seyrettiği olur.
  • Fransız bir arkadaşı sayesinde bu dil üzerinde yoğunlaşır.
  • Bu, ona diğer dillere karşı merakını da artırır.
  • Derken İtalyanca, İspanyolca, Almanca , Rusça ve Farsça çalışır.
  • Arapça’yı zaten okulda öğrenmiştir. Şimdilerde İbranice üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Adı: İ.D


  • Yabancı müzik tutkunudur.
  • Yolda, arabada, evde, mutfakta her daim yabancı müzik dinler…dinler.
  • Hafızasında onlarca İngilizce şarkı sözü mevcuttur.
  • Telâffuzu üzerinde şarkı sözlerinin etkisi olmuştur.
  • Güncel ifadeleri şarkılardan öğrenmiştir,
  • Akıcı konuşmayı öğrenmesinde şarkıların etkisi büyük olmuştur.

Adı: M.K

  • Meşhur AZAR’ın“Fundamental English Grammar” kitabını birebir kopyalar.
  • Bu porfolio ödevi falan değildir. Tamamen kendi kararıdır.
  • Bilumum İngilizce konuşandan daha iyi grammar bilir. KPSS’den 100 tam puanı 4 soru ile kaçırmıştır.
  • Şimdi, YDS dergilerine soru hazırlamakta, kitap çalışmaları yapmakta, üniviresite hocalığına devamla, geleceğin talebelerini yetiştirmektedir.

Adı: Y.Y

  • Üniversite birinci sınıfta iken bir hocası bazı sebeplerden dolayı sadece kendisine her hafta bir “Best Seller” kitap okutur. Özet çıkartma zorunluluğu da işin bir başka cezasıdır.
  • Hocasına her Pazartesi takdim eder.
  • Tam bir yıl, İngiliz-Amerikan-Rus…  klasiklerini  aynı şekilde okur, özetler ..
  • Kelime katsayısı artar. Önceleri rahatsız olur, sıkılır ama yıllar sonra çok faydalı bir iş yaptığını anlar. Ceza mükâfata dönüşmüştür.
  • O hala o zamandan kalan kelimeleri kullanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler