2002 , Ağustos
Ata Bey: 5-6 yıldır buradayız. Aynı şeyleri hep konuştuk. Bir ameliyat yapmamız lazım.
Ayaydın: Aklımıza gelenleri konuştuk. Ama birşeylerin değişmesi lazım.
Ata Bey: Grammer ile fazla uğraşmak öğrenciyi engeller. Öğrenci yazamaz. Konuşamaz.
Tekinmencü: Grammer’e ben de karşıyım. Yav dostum 20 tane aynı alıştırmaları yapmak adamı sıkıyor.
Kıbrızlı T: Dört skill var. Main kurs olsa bu kadar yoğun olmaz.
Çiflikçi: Öğrencileri üst sınıfa aldılar. Bilgiye tavır koyuyoruz.
Kahtalı T: İnsanları taltif etmeli. Hediye vermeli. Sen değerlisin demeli.
Ata Bey: İlk 5-6 hafta temel gramer vermeli sonrasında 5000 bin sayfa kitap okutmalıyız.
B. Bey: Kur sistemi geliştirilebilir.
Ayaydın: D kuru öğrencileri taş gibi. Çok uğraştırdı, yoruldum. Herkes ille de üniversite bitirmek zorunda değil.
H. Olak: Bazı öğrenciler hazırlıkta başarılı olmasa da bölümde başarılı oluyor.
Ata Bey: D kuru artık olmasa da olur.
Çiftlikçi: Koskoca bir yaz geçti ne yaptık?
Y.Y: Yaz okulunda gösterdiğimiz dokümanları değerlendirelim.
Ata Bey: Ayaydın Bey’in uygulaması varmış.. Uygulamaları yazdırmış. Son ürün değil proccess önemli. Yazdırmak, beraberce yapmak önemli.
…… Onlarca cümle….
Not: Bunun gibi onlarca not var. Hepsi geleceğin insanı için dertlenme, saatlerce süren toplantılar. “Koskoca bir yaz geçti ne yaptık?” sorusu beni yıllar sonra vurdu. Yani hocamızın lügatında tatili nerede geçirdiniz, hangi sahil kenarında kaç gram güneş enerjisi aldınız, gibi sıradan ifadeler yer almıyor. Uygulamalar tartışılıyor. Ve hep sancı.
Ve yıllar sonra: Amerika’da öğrencilere kitap okutma neticesinde bölgede başarılı okul sıralamasında zirveye oturan okulun müdürü bu toplantıya katılan bir arkadaşımız. Toplantıda geçen cümle: “İlk 5-6 hafta temel gramer vermeli sonrasında 5000 bin sayfa kitap okutmalıyız.” Lütfen Köse Bey’in başarılı okulu için tıklayın (Temmuz 2010)
http://www.wkyc.com/news/news_article.aspx?storyid=139836 (video)
foto: magpak

Bir Cevap Yazın