Bir öğrencime,

Hazan çoktan gitti kışı yaşamak bana düşer.

Ayrılık kimin umurunda, kavuşmalara nefret düşer.

Yazılmışlar, söylenmişler, çizgi altı ya da üstü, renkli ya da renksiz  sevdalara hudut çizmek bana düşer.

Bırak benim yüreğimin ateşini ve ne hissettiğini, sen yüreğini nereye koydun? Onu söyle.

Yetişmeyen programlar, bitmeyen kitaplar, öğretilmeyen konuların hesabı bende. Öyle ya da böyle sınavlara girmek senin işin, bana soru sormak düşer.

İki gün önce kapıyı çarpıp çıktın. Bakışındaki şimşekleri söndürmek bana düşmez. Odanın ışıklarını kapatmak bana düşer.

Gönül almak için masama bıraktığın güllerin yaprakları hemen soldu. Tomurcukları sevmek bana düşer.

İstersen deniz aşırı ülkelere çek git. Peşin sıra gidecek hatıraları göndermek bana düşer.

Anlatamadığın dertlerini tahmin etmek benim işim. Karşımda sessizce oturmak sana düşer.

Okumadığın kitapların, yapmadığın ödevlerin hesabından ben anlamam. Ertelenmiş hayallerini “NorthStar” kitabının arasına koy.

Bana yaşadığın, yaşanılmamış sevdalarından bahset. Bana dinlemek düşer.

Ben sevdamı Hızır’a havale ettim, taşımak ona düşer.

Bırak geçmişi, geleceği, bugünü düşünmek bize düşer.

Kim ne dersin, seni sevmek bana düşer.

Ezan vakitleri kalkıp ona yazmak ve onunla olmak bana düşer..

6. 01. 2006 Sabahı..

foto/yazı:magpak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler