Vefâsızlık ettiğim bir dostu, yıllar sonra görünce.
Karşıma ansızın çıktın. Ne gerek vardı ey yar?  Bir haber etseydin. Işık yaksaydın. Alıştıra alıştıra gelseydin. Onlarca yıl ülkene, şehrine, sokağına sefer üstüne sefer yapmışım karşıma çıkmamışken,  şimdi hayatamın kışında, bu zulüm nedendir? Yorgun ve solgun bedenim ve yüreğim bunu kaldıramadı ey yar. İnan bunu kaldırmadı.
Issız ve sensiz ülkemde  senin adına çeşmeleri,  köprüleri, camileri hayalende olsa yaptırıyordum. Ben senin adına okullar açıyordum. Onlarca yıl önce kaybettiğim duruşuna has heykeller dikiyordum. Ama şimdi hepsi yarım kaldı. Yaram var diye mühlet verdim ustalara.
Bu böyle olmamalıydı ey yar. Karşıma çıktın ve bak ne oldu. Yaramı acıttın, kanama başladı, durmuyor. Merhem yok, Lokman Hekim zamanına akın edecek halimse hiç yok.
Sen karşıma öyle çıkmamalıydın ey yar!
Ey yar, ey yar, yar bildiğim yar. İçimdeki yar. Merhametini asırlar önce göstermedin. Beni karanlık, ıssız sokaklara saldın.
Ey yar, ey yar, keşke ıraklara olan sürgünlüğüm gibi, içimdeki sürgünlüğün hep öyle kalsaydı. Bakışın, duruşun, hüzünlü bakışıma yine mıhlanmasaydın.
Gönlümün perdelerini kapatmışım senden başkasına. Bakma öylesine yaşıyorum işte. Öyle işte.
Resimdeki duruşun, içimde sana ait mekânda çoktan yer etmişti.  Sana ait nâdide tabloları boy boy gönül duvarıma asmışım.  Mahremdir diye kimseleri gezdirmiyorum, göstermiyorum. Bu mahremiyeti bozman gerekir miydi ey ya?

Sözünde durmayan bir sefilim. Kırgınlığım kendimedir, ey yar. Muhâcirliğim bitince senin yaptığın gibi yapmayacağım. Çıkmayacağım karışına. Kırık kanadımla yeni firarlar peşine düşeceğim. Su ötesi bir mekanda gömülüp Fatiha’nı bekleyeceğim.
Biliyorum. Sen kendi ülkende bu hicranlı, kırık dökük ifadeleri okumuyacak, ucu yanık mektuplar yazmayacaksın. Okursan da benim yanıklığıma yine gülüp geçeceksin.

Ey yar, ey yar, yar bildiğim yar. Bu sıcak ülkede gece yarıları kalkıp, bilmem kaçıncı defterime perişan bir halde seni yazacağım.  Ben yine yüzlerce kez dinlediğim “Cebeci İstasyonu” nu dinleyeceğim. Türkülerde seni bulacağım. Şiirlerin kelimelerini değişitirip seni koyacağım. Seninle sevda hasadı yapacağım.
Ey yar! Binlerce yıldır yaşanılan sevdalar sözüm yok ama bu sevdaya denk sevda da yok, ey yâr. Bilesin bunu.

Ey yar! Mahcubum sana. Bilesin bunu…

 2 Temmuz 2010.. Sancılar..

  •  
  • Foto/yazı: mağpak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler