GECEYE DÜŞEN NOTLAR… 30. Haziran. 2010
Çocukların hatıra defterine başladıkları gibi bugün diye başlıyorum satırlarıma. Gecenin yarısı. İşten geç gelmişim. Sağım solum sızlıyor. Sebebi sağda solda gelişi güzel uyumam. Saat sıfır iki. Yatmak istemiyorum şimdi. Yazmam gerekiyor. Omuzumda bir yük bu.
– Çalıştığım yer: Dil bilme, Bangledaşlı İşçiler, Çocukların otobüs seferi
Çalıştığım yere ilk giden oluyorum. Son çıkansa yine ben oluyorum. Karıncalara yuvasında alem peşinde. Bense hep uğraşıyorum, hep uğraşıyorum. Yemekleri çoğu zaman öylesine geçiştiriyorum. Hepten yemek yeme işi olmazsa.
Gece ayrılırken kapıda duran bekçiye kendi dilinden iyi akşamlar, iyi geceler nasıl denileceğini bilmesem de elimi izciler gibi kaldırıyorum ve yeni öğrendiğim ifade olan “Go hafiz” diyorum. Manası “Allah’a ısmarladık” demekmiş. Adam bana söylenecek bütün ifadeleri sayıp döküyor. Sadece mamusta –öğretmen- ifadesini anlıyorum; bu bana yetiyor. Buranın dilini öğrenmem gerekir. Bazen derste notlar almaya çalışıyorum. Lakin olmuyor. Oysa biraz uğraşsam olacak. Kelimelerin çoğu aşina.
Dün Internet bağlantısı için kullandığım markası “Reber” olan aletin anlamı “rehber” olduğunu öğrenince, kendime kızdım. Şimdiye kadar sormalıydım.
Çaycıya bir bardak sıcak su ifadesi yerine geçen kelimeyi bilmem yetiyor. Çaycı dediysem ta Bangledaş’tan kopup gelmişler. Aylıklar 300 – 400 dolar arası çalışıyorlar. İki sene üç sene memleketlerine gitmiyorlar. Para biriktirip ülkelerine gidince ev alabiliyorlarmış. Bir zamanlar bizim Anadolu insanın Almanyalara gitmesi gibi bir şey.
Çocuklar asli-öz memlekete gittiler. İki dağ arası şehzadeler şehrindeler. Sınırdan geçmek
bir kenara uzun bir yolculuk yapmışlar:
Otuz bir saat süren bir yolculuk. Burasını yazmak önemli mi? Benim gibi uzun yıllar ve hatta otuz yıl öncesi yolculuk yapmış olanlar varsa, otobüs yolculuğunu daha iyi anlarlar. İster süper klımali ister kliması olmayan 302 model otobüslerle 20 saat yolculuğunuz olduysa haliniz haraptır. Yolculuk bu.
Bir Cevap Yazın