İçeriğe geç
GÜNE DÜŞENLER                               What the Day Bring

GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring

MAKSPEN

    • Hakkımda
  • Terâvih Manzaraları 1: Amasya

    “Büyükağa Medresesi beşyüz yıldan fazla tarihi ile vakûr, kendinden emin, bir o kadar da mütevâzi. Yüzyıllardan beri insanları kendine çekmekte, ilim yapanları seyrederken huzur duymakta, namaz kılanlardan lezzet almakta. Gençler Ulu Kitap Kur’an’ı hıfz ederken, hâdis deryasında yüzdüklerini görmekte, müstesna gecelerin şafak vakitlerde ak sakallılarca yapılan dualardaki sızlanışlara kendi lisanı ile aminler derken gözyaşlarını  duvarlarında…

    magpak

    30/08/2010
    Memleket Havaları
  • Yazmayacakmış..

    “Yazmayacakmış. Aynen böyle dedi.” Gayri bundan sonra beni okumamaya yemin etmişsin. Ne yapalım bunu da sineye çekeriz.  Yazdıklarım divanelik, Mecnûnlukmuş.  Arabesk ifadelerde işin yokmuş. Sevda boşmuş. Varsa yoksa gerçeklermiş. Hadi bana eyvallah demişsin. Demişsin de demişsin. Sen istediğini de. Bu sevda burada bitsin desen de gönlüm hiçbirşeyi dinlemiyor. İşte böyle Mecnûn kardeşim. İşte böyle Tahir…

    magpak

    28/08/2010
    30 Gün
  • Mevsimsiz Mekân…

    “Bu koridorlar ve bu sınıflardan çok yürekler arz-ı endam etti; bir bal arısı gibi şifâ dağıtıp etrafını bereketlendirenler oldu. Bazısı da bir kelebek gibi sessizce kanat çırpıp gittiler. Bu asma katlı bina nice vedasız gitmeleri de çok gördü. Ve bu asma kata ne mutlu ki sizleri de gördü.” Bu dağınık masa, pencere önü sarmaşıklı oda,…

    magpak

    27/08/2010
    Hazırlık Yılları
  • Yıllar Sonra…

    “Aklımda biraz İstanbul, biraz da sen varsın.   Yanı başımdaki Ankara’ya ise bir türlü ulaşamıyorum. Korkuyorum. Ankara deyince yüreğim  daralıyor. Yine de çekiyor beni içine.  Ah o Ankara! Hastane koridorları. 214’e 8 no’lu odada inlemeler, yokluklar, yetim ve kimsesiz halimiz. Yan koğuşta ölen birisi; tanımam. Derdim bu odada. Sedyede hasta dedem değil benim vucüdum uzanmış.Sızım…

    magpak

    25/08/2010
    Denemeler
  • Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da.. Nazım HİKMET

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.…

    magpak

    24/08/2010
    Şiirler Seçilince
  • Alışveriş Merkezlerinde Fotoğraf Çektirme Keyfi!

    Bu yaz Erbil biraz daha kalabalık. Güneyden ve hatta İran’dan insanlar geldikçe yeni alışveriş merkezleri arz-ı endam ediyor. İnsanlar da yavaş yavaş buralara alışıyor. Geçen yerli bir arkadaş “Sanki  orada doğmuşlar” demişti.  LCW, Mavi Jeans, İstikbal gibi markalı ürünlerin yanında, kebabçılarımız, dönercilerimiz hatta bir kitapevimiz NT ve iki blok arası bir mekanda kitap satan bir…

    magpak

    24/08/2010
    IRAK’LAR
  • Kapılar Açılmıyor…

    Birkaç satır da olsa yaz dersin. Hiç olmazsa bir kelime, bir işaret ver dersin. Yazamıyorum işte. Anla artık. Ne sen yar oldun bana ne Ankara, ne Konya, ne Ohio, ne Banburry… Şimdi de burası. Zor  olsa da  seni götürdüm;  gittiğim bütün şehirlere. Soluksuz, bu ağır yükü taşıdım. Ama olmadı işte. Hele sabır et demelerin boş.…

    magpak

    24/08/2010
    Denemeler
  • İftar Saatleri…

    İftar saati yaklaşmıştır. Arabalar telaşlı, insanlar orucun son demindedir. Öğrenciyim Akyazı ilçesinde. Lise son sınıf. Dolapsız mutfak. Dört tahtalı rafa mahkumdur pardak, tabak, kaşık. Bir gün sonrasına saklayacak yemeğimiz, tatlımız yoktur. Bir tas çorba, şehriyesi sert mi sert pilav, mevyesi unutulmuş iftar sofram. Derdim bu denli değildi. Hain, puslu duygular yoktu. Hesapsızlık  yoktu. Ömür sade,…

    magpak

    23/08/2010
    Denemeler
  • Herşey Sıradan Artık!

    Herşey sıradan artık. Dokunuşlar, yüz görümlüğü bakışlar, zorlama “seni seviyorum” demeler. Hepsi ve daha fazlası sıradan artık. Sırılsıklam yağmurlar yağarken bir ağaç altında sımsıkı sarılmalar, sofraya konulacak bir tas çorbamız yokken şikayet etmeden peynir ekmek yemeler, gün ışığı üzerimize doğmadan uyanıp “günaydın, nasılsın canım” demeler, telefon görüşmelerinde “hadi canım görüşürüz” temennileri de sıradan artık. Herşey…

    magpak

    12/08/2010
    Denemeler
  • Türlü Türlü Düğünler

    Bu ülkede her şehrin, her kasabanın ve hatta her köyün kendine has bir kültürü vardır. Düğünler, bayramlar, taziyeler, ramazanlar. Düğünlerimiz eskisi olmasa bile eski geleneğini koruyan kasabalar köyler hala vardır. Günlerden Cumartesi. Bir yaz günü, Nurdağı’nda bir düğün evindeyiz. Erkek tarafına ait bir evin önüne sıralanmış masalar ve o masaların etrafında insanlar arasındayız. Üç kişi,…

    magpak

    11/08/2010
    Memleket Havaları
Önceki Sayfa
1 … 81 82 83 84 85 … 91
Sonraki Sayfa

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

 

Yorumlar Yükleniyor...
 

    • Abone Ol Abone olunmuş
      • GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring
      • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
      • GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring
      • Abone Ol Abone olunmuş
      • Kaydolun
      • Giriş
      • Bu içeriği rapor et
      • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
      • Abonelikleri Yönet
      • Bu şeridi gizle