-
Selam Şehri
Selam muhabbetin başlangıcıdır. Burada, Erbil’de selam vermek başlıbaşına kültürdür. ….. Devam edecek
-
Öyle Ağırım ki Kendime…
Veya Bir Dost Sesi Duymak…. Hiç kendinize ağır geldiniz mi? Kendinizden bıktınız mı? Halinize, ızdırabınıza, hüznünüze hiç birşeyin fayda etmediğini anladığınızda çaresizliğiniz oldu mu? Ömrünüzün baharındayken kışı gördüğünüz, dallarınızdan yaprakların bir bir gözünüzün önünde dökülürken kıvranınışlar yaşadınız mı? Özetin özetiyle daraldığınız ve başka bir alemi arzu ettiğiniz anların ömrü hayatınızda sayısı nedir? Sizi ferahlatan ne…
-
Geyikli Baba ve Hazırlık Zamanları
Yıllarca daha iyi nasıl yaparız deyip sancılandık. Sistemleri analiz ettik. Bazen kimseye yâr olmamış programları peşine düştük. Bazen dostların yüreğine esenleri hoyratça uyguladık. Madara olduğumuz yıllar da oldu. Asla talep edenleri incitmedik, zarar vermedik. İşte o sancılı dönemde yazılan yazılardan biri. Mağpak – Uzaklar Geyikli Baba Horasan’dan gelip Bursa’nın yamacına otağını kuralı asırlar oldu. Yarına ait…
-
Gidenler ve Bir Arkadaş Vedâsı
O koridordan, o bahçeden binlerce öğrenci gibi, onlarca arkadaş da ayrıldı; tıpkı benim gibi. Gidenlerin adlarını harf sırasına göre sıralasak, birçok harf kendine bir isim bulacakken; bazı harfler biraz üzgün ve belki de kızgın bir şekilde kendileriyle başlayacak ismi hatırlanmasını bekleyeceklerdir. Harfler kendi köşesinde bekleye dursunlar -nasıl olsa yakında boş kalmayacaklar. Bütün harfler zihnimde kendini…
-
Dolma Kültüründe İki Şehir: Erbil ve Gaziantep
Gaziantep’li olmam hesabiyle yemek kültürüm anamın, komşuların ve bir de esnaf lokantaları yani kebapçılarda yediğim ve gördüğüm kadardır ki çeşitlerin bolluğunu söylememe hacet yoktur. Memleketimin merkezinde, ilçelerinde, köylerinde, zabıklarında, sahrelerinde, eski köy düğünlerinde yapılan yemeklerin tadı, kokusu, yapılışı bir başkadır dersem diğer şehirler alınmasın, darılmasın, küsmesin, gönül de koymasın. Meselâ anamın yaptığı veya Antep’te her…
-
Artık Sevinebilirsin
Demişsin ki: Artık yazmayacağım. Hakkımda kalemin ucuna ne geldiyse döktürmüşsün. Babam gibi, dedem gibi çalışmaktan başka birşey bilmezmişim. Doğum günü kutlamaz, kırk yılda bir olsa lokantaya gitmezmişim. Sabahları yediğim nohut dürümü ile dahi dalganı geçmiş; kaleminin ucuna dolamış durmuşsun. Bununla da kalmamış, şu dünyada acılarımı dindiren her türden ve renkten acı biberime bile olmadık laf…
-
Gidenlerin Ardından: Soğanlıdere, Halepçe
Gelibolu-Soğanlıdere’ye gidenler bilir; isimsiz şehit mezarları hala geçmişteki gibidir. Orada iken bir hal olur size. Yüreğiniz dardaysa, çokça doluysa ve biraz da hüzün insanı iseniz bir hafta boyunca Soğanlıdere ile yatıp kalkarsınız. Soğanlıdere bir destandır ve o kadar yiğit insanın niçin bir bir toprağa düştüğünün cevabı vardır. Ve Halepçe. 5000 insanın bir anda hiçten yere öbür…
-
Adı: Yakup
Yakup C _ ‘i öğrencisidir. Sağdan soldan burs alarak okumaya çalışır. Benim yeni öğrencimdir. Saçlarında beyazlıklar vardır. Yakup sosyoloji üzerinde çalışmak ister. Bunun içinde İngilizce’ye adam gibi çalışmak gerektiğini bilir. O gün, hayra ortak olsunlar ve hayırda yarışsınlar diye dersin son beş dakikasında konuşma yapmıştım. Hayatımdan birkaç örnekle de süslemiştim. Yedi ay hastahane köşelerinde felçli…
-
H……
H… Hocam annesini çok sevdiğini her sözünden anlarsınız. Babasını kayıp ettiği günün sabahından beri annesi ile birbirlerine daha sıkı sarılmışlar. Dinledikleri şarkılar-türküler hayatın zorluklarından terennüm ederken, onlar hüzünlerini paylaşmakla azaltırlar. Ana ile kız arasında geçen sıcacık, candan muhabbetti o anlattıkça sanki siz de yaşarsınız. Bize, yani oda arkadaşımla ben. Bu paylaşmaları , ramazanın on altısında…
-
Ve Serap
Serap C …’ 2006 yılının öğrencisidir. Zemheri denilen o soğuk ötesi sabahları yaşamadığı her halinden bellidir. Bahçehirli’yim der. Hani neredeyse ayakkabısız girilen bölge. Bölge önemlidir İstanbul vilayetinde. On gün geç geldi.. ‘Do you have a boyfriend?” ya da “Have you got a boyfriend? sorusuna “Yes” cevabını almak böyle bir sosyal faaliyeti yapan için kolaydır! Serap…