-
‘Biz Erzurumda 33 Kişiydik’ Şiiri ile Başbaşa
Söylenmemiş duygular, sağlaması bir türlü yapılmamış hesaplar , çok daha önemlisi harcanmış fikirlerimiz ne de çokmuş. Gökyüzünün mavi , zeytin ağacı yapraklarının açık yeşil olduğunu unutup, içimizde, dışımızda, dostumuzda farklı mavilik, yeşillik aramışız. Kolaya kaçan hislerimizle baş edemediğimiz gibi, eskilerde kalmış zavallı arzularla boğuşurken kendimizi, masallardaki kuyu diplerinde avera gezdiğimizin farkına bile varamamışız. Ucuza giden…
-
Ben Hala Yaşıyorum Hızır!
(Yeni yıldan anlamam. Kutlamalar, eğlenceler, sevinçler. Bu anlar benden ötelerdedir. Çoğu zaman odam soğuktur. 2011’de yine soğuk ve tabii ki yalnızlık. Bir yatak, başucumda ters çevrilmiş iki karton koli üzerine konulmış kitaplar, iki plastik sehpa, bir elektrik ısıtıcısı, üç plastik su şisesi, birisi boş. Odanın bir duvarı nemli; geçen yıldan kalan kalan nem. Ev işlerinden,…
-
Gidenlerden: Tahir Bey’e
Biz seninle soğuk şafak vakitlerinde zeytin toplamaya ben yaya, sen eşek üzerinde gitmedik. Ellerimizi poflaya poflaya kırmızı topraktan zeytin tanelerini demirden sepetlere doldurmadık. Öğle vakitlerinde çıkınımızı açıp susamlı beyaz helvaya açma ekmeğine yatırıp dürüm yapmadık. Beyaz kolonya bidonun ağız kısmından beraberce su içmedik. Bir koridordu, bizi karşılaştıran. Adını ezberlemek benim için kolaydı. Acer eniştemin adındaydın.…
-
Müzik Vesaire …
Müzik hayatımın bir parçasıdır. Derste yıllardır kullanırım. Evde ise genelde şiir ya da damar parçalar dinlerim. Mutfakta ise İngilizce konuşan adamların CD’leri ya da kasetleri revaçtadır. Ders için sıralama yapmam gerektiğini geçen yılın öncesinden anlamıştım bu yıl yine aynı mesele ortaya çıktı. Sabah, öğle, birinci ve beşinci saatler için farklı tonda, tınıda, ritimde adın her…
-
Bağlanmayacaksın – Can Yücel
Şair “Bağlanmayacaksın” der. Der demesine de bağlanmamak için güçlü irade ve terbiye edilmiş nefis lazım. Bağlanma ilgili binlerce misâl içinde yaşayıp dururken, sahi biz nefsimize bir sorsak ne kadar bağlanıyoruz, bağlanması gerekenlere.” Bağlanmayacaksın – Can Yücel Bağlanmayacaksın bir şeye Öyle körü körüne “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin Demeyeceksin işte Yaşarsın çünkü Öyle beylik laflar etmeye gerek…
-
Cülha Mamet ya da Mehmet Dede Duruşu
Yaşım henüz on. Yıl, yıllardan biri. Köyümüze elektrik getirilmemiş. Radyo ise birkaç evde var. Biriside bizde. Tek bir istasyon mahkumuyuz ama güzel bir mahkumiyet. Akşamları saat sekizde radyo tiyatrosunu, sabahları ise türküleri dinlemenin ayrıcalığını yaşama bir başka idi. Anlatacağım mevzû bu değil. Aradan bilmem kaç yıl geçmesine rağmen unutamadığım bir radyo tiyatrosu hiç değildir.…
-
Yazmalıyız veya Kim Yazmalı..
M. Yılmaz Kardeşime, Öyle bir yazmalıydım ki. Bir kul ne kadar yazabilirse o kadar. Bir öğretmen, bir baba nasıl yazabilirse. Ya sen kıymetli kardeşim, arkadaşım, dostum! Sen de bu işte yoksun. Sen de yazmıyorsun. Üç günlük ömür diyorsun. Peki harfleri, kelimeleri kim kullanıyor. Kimler zehirliyor beyinleri, duyguları. Ben de sen de yazmayalım öyle mi? İşin…
-
Hüzün Ne Ki?
Tamirci çırağı iken ikindi vakitleri parasızlıktan yiyemediğim ciğer dürümleri hüznü bana tattırdı. Lise birinci sınıfta iken giydiğim siyah Trabzon lastiği ile okula gittiğim gündü hüzün. Ve o yıl spor ayakkabımız olmadığı için bir kaç arkadaş ile beden eğitimi dersine alınmadığımız o saatler bize hüzünden nefret ettirdi. Hüzün hergün. Hüzün aranmaz, hüzün yaşanır. Hüzünü bakışlarda görmek…
-
Ben Mina’yı Yazacaktım..
“Yaz geçti.. Hasat bitti. Harmancılar köylerine döndüler. Kurutmalılıklar sergilerden kaldırıldı. Petekler ince bulgur kalın doldu. Yaz geçti. Ama yaz, yazmaktan uzaktı. Aslında, ne yazın, ne baharın, ne de tadını bilmediğim kışın sevdasındayım. Köşede bucakta, ağaçların yapraklarında Eylülü bekliyordum. Çünkü ben hazan mevsiminde yeniden doğuyorum. Sarı yapraklarda kendime gelirim. Hoş geldin Eylül, hoş geldin…
-
Hayaller Kervanımın Başındasın
Odam her gün senle bayram eder. Sahibinden yorgun bu koltukta, üstü karışık mı karışık bu masada, geç vakitlere kadar onsuz yapamadığım bu ışık altında senle beraber olmak içimi ısıtır. Gülüşün bütün hazanlı mevsimleri bahara dönüştürür.Sen bu odada oldukça uzun hava türkülerin tadı başka oluyor. Defalarca dinleyip ezberleyemediğim sevda şiirlerinin hazzını daha bir başka alıyorum. …