İçeriğe geç
GÜNE DÜŞENLER                               What the Day Bring

GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring

MAKSPEN

    • Hakkımda
  • Lütfûya Bacı

    Bu işler, ah bu işler. Bitmeyen, yontulmayan ve bir türlü harmanı yapılmayan işler. Ne kadar da çokmuş. Başım belâsı duygularım da çok ki çok. Ama onları da  yazamıyorum. Yabani, gelişmemiş duygular bir tarafa Lütfuya Bacıyı bile yazamıyorum. Yemin ederim hergün aklımdan geçiyor. Hatta onunla beraber kara koyunu ak koyunu otlatmaya gidiyorum, dönüşte çuvallar dolusu yonca…

    magpak

    20/12/2010
    Ayaküstü Yazılar
  • Vefat Eden Bir Öğrencimin Ardından

    Ben gurbette iken, ansızın giden dedemin gidişi gibi herkesin gidişi kendincedir. Bir mektupla dedemin gittiğini anam yazmıştı. Nasıl üzüleceğimi bilememiştim. Yalnızdım. Toprağımdan uzakta, bir lise telabesiydim. Sadece bayram yolculukları için saklanmış toplu param vardı. Ayrılıklar yaşamak, kavuşma anlarını beklemekle geçiyordu günler. Hasretim, hüznüm sadece kalem ucunda dolaşıyordu. Şimdilerde çalan her telefon sesinde olduğu gibi irkilmiyordum.…

    magpak

    19/12/2010
    Hazırlık Yılları
  • Önemlisin…

    Önemlisin. Önem arz ettiğini sana bir otobüs terminalinde bana vedâ ederken söyleyemedim. Hasat ya da harman zamanı bana pınar suyu ikram ederken de kulağına fısıldayamadım. Zamanın ve yerin ne ehemmiyeti var, önemlisin. Önemlisin. Otuz küsur yıllık gurbet hayatımın hatırası derin, merkez  gurbetindesin her daim. Kaybetmeleri, hasretleri, fedâkarlıkları senle yaşadım. Önemlisin. Yüreğimde kırık camların beni hep…

    magpak

    18/12/2010
    30 Gün
  • Toplanmıştık..

    Toplandık. Toplantıda sınıf  danışmanları vardı. Aslında ben yoktum. NHoca da yoktu. NHoca kitap okuyordu. Ben kendimi okuyordum, bir yandan da yazıyordum. Konuşmadım. Söz almadım. Söz verilmedi. Kelimeler bende saklı kaldı.. Sustum. Susma orucunda da değildim. N. Hoca önündeki kağıda yaprak resimleri çiziyordu. Zeytin yapraklarına benziyordu. Ben seviyor sevmiyor çiçeğini dört yaprağa indirmiştim. Gündem dedikleri sekiz…

    magpak

    13/12/2010
    Hazırlık Yılları
  • Yani Sen Yoksun Diye

    Yani sen yoksun diye ben gidemediğim dağıma, yokuşların yokuşu köyümün Ağbayırına, bahçemde yuva yapıp bir türlü yumurtasına sahip çıkmayan kumruya, bana küsen Sabriye Teyzeye, beni gurbet ellerde üzen dostlara ve mesela mesai arkadaşlarına, yemeklerini yemede binbir türlü sıkıntı çıkaran çocuklara, defalarca söylendiği halde birkaç kağıtlık işi yapmayan endamından geçilmeyen yükseklisanlı, doktoralı koca adamlara ve hatta…

    magpak

    12/12/2010
    Ayaküstü Yazılar
  • Dışarıda İstanbul; İçimde Sen Gidiyorsun

    “Mevlâna vari sevdiğim bir dostun arkasından…” Gidiyorsun işte. Gittiğin gün ben kendimi nereye götüreyim? Odam, hücrem soğuk. Sığınacak yuvam, dağım mı kaldı? Sen yokken bende olanlar öksüz kalacak. Kime anlatayım yokluğunu? Senin yokluğunda, esince yazdığım bazen “gitli” bazen de “deniz yüreklim” diye başlayan denemelerimi, okutacağım kimse de olmayacak? Her defasında bu son yazımdır niyetiyle başladığım,…

    magpak

    10/12/2010
    30 Gün
  • Saat : Bilmem kaç… Nasıl olsa gidiyoruz.

    “Bu koridorlar, bu sınıflardan çok yürekler arz-ı endam etti; bir bal arısı gibi şifa dağıtıp etrafını bereketlendirenler oldu. Bazısı da bir kelebek gibi sessizce kanat çırpıp gittiler. Bu mermerlere nice ayaklar bastı.” Bu dağınık masa, bu arka duvarı kirli oda, sahibini arayan kıvrımlı koridor, kendini bulamamış sınıflar ve bu ak bina şahittir ki mevsimler burada…

    magpak

    09/12/2010
    Denemeler, Hazırlık Yılları
  • Gecenin Ortasındayım –

    Dar Zaman Yazıları Gecenin tam ortasında durmuşum. ‎ Gitmelerin, gelmelerin, ayrılık zamanlarının ucunda kenarında ‎dolanmaktayım. Çobanların yaylaya çıkma zamanının biraz öncesinde, ‎şebnemlerin yaprakları incitmeden düşme anlarında şafak zamanındayım. ‎ Askere gidecek bir delikanlının uykusuz gecesinde, yavrusunu süt emziren ‎annenin uykusunu bölen halin buruk tadındayım.‎ Her gece sırılsıklam gezdirdiğim gençlik sevdamın lezzetinde; ötelere ‎gitmelerin  acımsı, kararsızlığının…

    magpak

    08/12/2010
    Ayaküstü Yazılar
  • Şiir Üzerine

    Demiştik ya, şiir sevmeli. Şiir yazmasak da sevmeli. Okumalı, dinlemeli duyguların özünü, lezzetini almalı. Anlatılmayan nice hissi birkaç kelime içine nasıl sıkışıpta patladığını görmeli, yaşamalı. Ben şair ya da yazar değilim. Hafızasında onlarca şiir, yüzlerce mısra olan biri hiç değilim. Kendi köşesinde, yıllarca şiir dinleyen biri olarak yaşıyor arada sırada   yazıyorum. Bizler aslında tâ ilkokullardan…

    magpak

    06/12/2010
    Şiirler Seçilince
  • Şaşırdım Kaldım İşte – Yavuz B. Bâkiler

    Bazı şiirlerin sahibi siz olmazsanız da sizi anlatır. Satır aralarındaki kelimeler, cümleler kimsenin bilmediği, kendinize sakladığınız hislerinize tercüman olur.  Ne de olsa Bir Yaratıcının kullarıyız. Farklı mekân ve saatlerde  yaşanmışlıkların duyguları aynı olacaktır. Defalarca okumaktan ve dinlemekten bıkmadığım bir şiir: Yavuz B. Bâkilerin ‘Şaşırdım Kaldım’ şiiri. Bu şiiri Serdar Tuncer’in şiir CD’sinde dinleyince daha bir…

    magpak

    04/12/2010
    Şiirler Seçilince
Önceki Sayfa
1 … 75 76 77 78 79 … 91
Sonraki Sayfa

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

 

Yorumlar Yükleniyor...
 

    • Abone Ol Abone olunmuş
      • GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring
      • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
      • GÜNE DÜŞENLER What the Day Bring
      • Abone Ol Abone olunmuş
      • Kaydolun
      • Giriş
      • Bu içeriği rapor et
      • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
      • Abonelikleri Yönet
      • Bu şeridi gizle