-
Lütfûya Bacı
Bu işler, ah bu işler. Bitmeyen, yontulmayan ve bir türlü harmanı yapılmayan işler. Ne kadar da çokmuş. Başım belâsı duygularım da çok ki çok. Ama onları da yazamıyorum. Yabani, gelişmemiş duygular bir tarafa Lütfuya Bacıyı bile yazamıyorum. Yemin ederim hergün aklımdan geçiyor. Hatta onunla beraber kara koyunu ak koyunu otlatmaya gidiyorum, dönüşte çuvallar dolusu yonca…
-
Vefat Eden Bir Öğrencimin Ardından
Ben gurbette iken, ansızın giden dedemin gidişi gibi herkesin gidişi kendincedir. Bir mektupla dedemin gittiğini anam yazmıştı. Nasıl üzüleceğimi bilememiştim. Yalnızdım. Toprağımdan uzakta, bir lise telabesiydim. Sadece bayram yolculukları için saklanmış toplu param vardı. Ayrılıklar yaşamak, kavuşma anlarını beklemekle geçiyordu günler. Hasretim, hüznüm sadece kalem ucunda dolaşıyordu. Şimdilerde çalan her telefon sesinde olduğu gibi irkilmiyordum.…
-
Önemlisin…
Önemlisin. Önem arz ettiğini sana bir otobüs terminalinde bana vedâ ederken söyleyemedim. Hasat ya da harman zamanı bana pınar suyu ikram ederken de kulağına fısıldayamadım. Zamanın ve yerin ne ehemmiyeti var, önemlisin. Önemlisin. Otuz küsur yıllık gurbet hayatımın hatırası derin, merkez gurbetindesin her daim. Kaybetmeleri, hasretleri, fedâkarlıkları senle yaşadım. Önemlisin. Yüreğimde kırık camların beni hep…
-
Toplanmıştık..
Toplandık. Toplantıda sınıf danışmanları vardı. Aslında ben yoktum. NHoca da yoktu. NHoca kitap okuyordu. Ben kendimi okuyordum, bir yandan da yazıyordum. Konuşmadım. Söz almadım. Söz verilmedi. Kelimeler bende saklı kaldı.. Sustum. Susma orucunda da değildim. N. Hoca önündeki kağıda yaprak resimleri çiziyordu. Zeytin yapraklarına benziyordu. Ben seviyor sevmiyor çiçeğini dört yaprağa indirmiştim. Gündem dedikleri sekiz…
-
Yani Sen Yoksun Diye
Yani sen yoksun diye ben gidemediğim dağıma, yokuşların yokuşu köyümün Ağbayırına, bahçemde yuva yapıp bir türlü yumurtasına sahip çıkmayan kumruya, bana küsen Sabriye Teyzeye, beni gurbet ellerde üzen dostlara ve mesela mesai arkadaşlarına, yemeklerini yemede binbir türlü sıkıntı çıkaran çocuklara, defalarca söylendiği halde birkaç kağıtlık işi yapmayan endamından geçilmeyen yükseklisanlı, doktoralı koca adamlara ve hatta…
-
Dışarıda İstanbul; İçimde Sen Gidiyorsun
“Mevlâna vari sevdiğim bir dostun arkasından…” Gidiyorsun işte. Gittiğin gün ben kendimi nereye götüreyim? Odam, hücrem soğuk. Sığınacak yuvam, dağım mı kaldı? Sen yokken bende olanlar öksüz kalacak. Kime anlatayım yokluğunu? Senin yokluğunda, esince yazdığım bazen “gitli” bazen de “deniz yüreklim” diye başlayan denemelerimi, okutacağım kimse de olmayacak? Her defasında bu son yazımdır niyetiyle başladığım,…
-
Saat : Bilmem kaç… Nasıl olsa gidiyoruz.
“Bu koridorlar, bu sınıflardan çok yürekler arz-ı endam etti; bir bal arısı gibi şifa dağıtıp etrafını bereketlendirenler oldu. Bazısı da bir kelebek gibi sessizce kanat çırpıp gittiler. Bu mermerlere nice ayaklar bastı.” Bu dağınık masa, bu arka duvarı kirli oda, sahibini arayan kıvrımlı koridor, kendini bulamamış sınıflar ve bu ak bina şahittir ki mevsimler burada…
-
Gecenin Ortasındayım –
Dar Zaman Yazıları Gecenin tam ortasında durmuşum. Gitmelerin, gelmelerin, ayrılık zamanlarının ucunda kenarında dolanmaktayım. Çobanların yaylaya çıkma zamanının biraz öncesinde, şebnemlerin yaprakları incitmeden düşme anlarında şafak zamanındayım. Askere gidecek bir delikanlının uykusuz gecesinde, yavrusunu süt emziren annenin uykusunu bölen halin buruk tadındayım. Her gece sırılsıklam gezdirdiğim gençlik sevdamın lezzetinde; ötelere gitmelerin acımsı, kararsızlığının…
-
Şiir Üzerine
Demiştik ya, şiir sevmeli. Şiir yazmasak da sevmeli. Okumalı, dinlemeli duyguların özünü, lezzetini almalı. Anlatılmayan nice hissi birkaç kelime içine nasıl sıkışıpta patladığını görmeli, yaşamalı. Ben şair ya da yazar değilim. Hafızasında onlarca şiir, yüzlerce mısra olan biri hiç değilim. Kendi köşesinde, yıllarca şiir dinleyen biri olarak yaşıyor arada sırada yazıyorum. Bizler aslında tâ ilkokullardan…
-
Şaşırdım Kaldım İşte – Yavuz B. Bâkiler
Bazı şiirlerin sahibi siz olmazsanız da sizi anlatır. Satır aralarındaki kelimeler, cümleler kimsenin bilmediği, kendinize sakladığınız hislerinize tercüman olur. Ne de olsa Bir Yaratıcının kullarıyız. Farklı mekân ve saatlerde yaşanmışlıkların duyguları aynı olacaktır. Defalarca okumaktan ve dinlemekten bıkmadığım bir şiir: Yavuz B. Bâkilerin ‘Şaşırdım Kaldım’ şiiri. Bu şiiri Serdar Tuncer’in şiir CD’sinde dinleyince daha bir…