-
Gurbet Çilesi, Sıla Hüznü Arasında Gel Gitler
İnsan her zaman hasretini çektiği topraklara methiyeler düzmesi beklenir. Bunun her zaman yapılması fıtrata ters olmalı. Olmadık zamanda ummadık şahıslarla yaptığınız tartışmalar ve sonrasında gelen kavgalarınız sizi üzer, yıpratır. Kana kana havasını teneffüs ettiğiniz memleket toprağı size birden yabancılaşır. Kaçmak için sebebler ararısınız. Tadına doyulmaz yemekler tatsız, dost muhabbetleri baş ağrıtır. Elinizde imkan varsa yapacağınız…
-
Maziden Notlar -2005
F. yeni hazırlık hocasıdır. 2005 yılının mezunudur. Memleketi Manisa. Dünyanın en harika babasına hasreti her gün yaşadığı, şebnem düşmüş gözlerinden anlaşılır. Nazik, güzelliklerin estiği bir aileden geldiği bellidir. Gönlü kimse de değildir. Ya da ben öyle bilirim. Pekte önemi yoktur. Dün habersiz dersime girdi. Benim tuhaf ders işleyişime şahit olmuştur. Öyle çaplı bir adam değilim.…
-
Gitmeler Üzerine
Yıllar önce güzel kalpli bir dost için yazdığım “Vedâ” yazısını çıkınımda buldum. Zamanlı ya da zamansız. VEDÂSIZ DÖNMELER Şimdi gitmenin tam zamanıdır, Hızır! Ardı sıra bakmadan gitmek ve hiç dönmemek. Ama ben, hiç arzu etmesem de yine döneceğim. Aynı hüzün türkülerini okuyacağım. Yıllardan beri yaptığım gibi, yine ötelere hasretimi bıkmadan usanmadan kendi başıma dillendireceğim. Sanki…
-
Uzaklardan Notlar (1)
PARANIN KÖLE OLMASI.. Burada insanların fırınlarda kuyruğa girme dertleri yok; para sıraya giriyor. Hemen hemen her fırında elli santim uzunluğunda bir tahta parçası veya küçük taşlar oluyor. Paranızı veya evinizin, arabanızın anahtarını bu taşın ya da tahtanın altına koyuyorsunuz. Paranın veya anahtarın sırası gelince fırıncı kaç ekmek istenildiğini sorup ona göre ekmeği hazırlıyor. Sırada paranız…
-
İstemek (Peyami Safa)
Peyami Safa hayatımda önemli bir tutar. Daha orta ikinci sınıfta iken bir vesile ile onun birkaç kitabı ile tanışmıştım. Onun kitapları hayatıma giren ilk kitaplardı. Daha sonraki yıllarımda da yazarımızın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu aralıklarla okumuş; Yalnızız kitabından ise ayrı bir tad almışımdır. Kitapta geçen “Biz, hepimiz sadece kendimizi düşündüğümüz için yalnızız ve yalnız kalacağız” cümlesi ise…
-
Bugün ve Geçmişin Saykileri
28.2.2011- Erbil Buralar biraz karışık gibi. Rüyalar karışık, düşünceler karışık. Siyah, beyaz hayatlar çok. Annesini, babasını kaybetmiş gençler, çocuklar; hastalıklar ve sonrasında erken yaşta vefat edenler. Yoklukluklar, soru işaretli bir gelecek. Ufuksuz, ufuk bekleyen bir nesil. Dağın arkasında ne var; bilinmezlikler. Elektrik ciddi mesele. Altyapı henüz yok. Geçmişe çeşit çeşit özlem. Bu düzene isyanlar da var.…
-
Yazmanın Neresindeyiz?
Yazmak, tutkunun ötesinde bir beyin sancısıdır. Yazmak, bir duygunun, davanın anlatılmasının en keskin silahıdır. Fikirler, davalar ve gönül fırtınaları ya yazılmasalardı? Bir gece yarısı ansızın, vakitsiz ve halsiz uyanırsınız. Başınızı koyduğunuz yastık, altınızdaki döşek size diken olur. Sebebini bulmakta gecikmezsiniz. Gecenin bir deminde sizi uyandıran, bir gün önce sokakta gördüğünüz bir çocuğun mahsun duruşunun…
-
Anamın Köfteleri
‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisini kaçamak vakitlerde seyrederken…. Yıllarca anam köfteyi yaptı biz yedik. Biz yedikçe anam yoğurmadan bıkmadı. Anam, köftenin her türlüsünü yapardı: Mercimekli, yağlı, çiğ, eşkili ve bilemediklerim. Ne zahmetli bir iş olduğunu leğen başına oturana kadar ta bilemedim. Anam öğretmedi bana köfte yapmayı. Ne zaman yurttan yuvadan ayrı kaldım, ne zaman…
-
Çocuklarımız
“Her yemek bir saygıdır.” M – 3 yaş. “Oh be! Hayat ne güzel baba.” M 7 yaş. “İnsan sevdiğini üzmemeli.““Hiç kimse ile dalga geçme!” “İçme suyunun kralı zemzemdir.” “En güzel koku Peygamberimizin kokusudur.” M 8 Yaş. Şubat 2011 Not: Çocuklarımıza ne kadar önem veriyoruz? Kaç yaşından itibaren onlara kitap okumaya başlıyoruz? Değerli olduklarını ne kadar hissettiriyoruz?…
-
Bizim Bakkal Kayıplara Karıştı

Bizim bakkal ansızın kayıplara karıştı. Bir buçuk senedir meyvemizi, sebzemizi ondan gönül rahatlığı ile alırdık. Temiz, güleryüzlü, tartısı sağlam bir adamdı ve elbette kardeşleri de. Mahalleden ve civardan epeyce de müşterisi de vardı. Garip ama adını da bile bilmiyorduk. Kimselere soramadık. Üstelik aynı sırada iki bakkal daha var. Onlar sadece tatil günleri yüzleri gülerdi. Şimdi…