Kategori: Hepsi / All
-
KAVUŞMAK ve AŞK
“Aklıma bile gelmiyorsun artık… O kadar kalbimdesin ki.” (C. Süreya) Aynen böyle demiş şair. Muhatabı ne kadar şanslı değil mi? Hücrelerin stoplazmalarında ve çekirdeklerinde sevdayı hissetmek. O varsa ben varım. O yoksa da yine ben olacağım. Ama onunla. Kalbi kanatırcasına. Aşkın müebbeti olmak. Sevdanın günahlarını, sevaplarını yüklenip sevdalıyla bir olmak. Böyle bir sevdayı Kuyumcu Veyselin…
-
DÜNDEN BUGÜNE (1)
Siz de benim gibi bir çimen veya kuru toprak üzerine sırt üstü yatıp bulutlara bakıp hayallerinizin peşine düştüğünüz olmuş mudur? Şayet çok eskilerin bir köylü çocuğuysanız bulutları mutlaka bir şeylere benzetmiş veya bulutların ötesinde; dağların arkasında neler olduğunu merak etmişsinizdir. Biraz yaş ilerleyince de uzak çok uzak ülkelere gitmek istersiniz. Gidersiniz de. Hem de uzakların…
-
ÇUKURLAŞMA
Kıymetli Kardeşim M. Talha’nın verdiği ilhamla, Bir dizinin 23. bölümünü seyrediyorsunuz. Her seyrettiğiniz bölüm size yepyeni ufuklar, pırıl pırıl yollar açıyor. Güzellikler için her bölüme 2 saatten fazla vakit harcıyorsunuz. Bu dizi size insanlara ve tabiatta bir başka bakmayı öğretti. Perişan insanlara yardım etme duygunuz kabardı. Yemen’de savaşın yorgun çocuklarına nasıl ulaşırımın derdine düştünüz.…
-
DÖRDÜNCÜ EV
Rengi kokusu, kavgası, hırçınlığı ve sır dolu odalarındaki hatıralar o evdeydi. Yüreğimin en gururlu yerinde saklı kalmış o evin hatıralarında, her gün kimselere sezdirmeden dolanıp duruyorum. Şifresi sadece yaşayanlarca bilinen hatıralar sandukasını bir an önce açmalıydım. Bütün şifre rakamlarını bir bir sıraladıktan sonra anahtarı çevirdim. Birden bir at yorgunluğu ürpertisi ile solumaya başladım. Karşıma çıkacak…
-
BİZİM HAYALLERİMİZ HER TARAFTA (TT’lere) -1
Çoktandır diyemiyordum. İki aydan beri her gün değişen yaşadıklarımızı, yarım yamalak bildiklerimizi, sessiz ve yıkıla yıkıla gelen ayrılıklarımızı, bir ağustos öğlesinde gittiğimiz memleketi, yine bir temmuz başı sıcağında terk edişimizi de kimseciklere diyemedim. Oysa binlerce kilometre ötede bir şehirde, bayrama düşen ayrılıklarımız bize kalmıştı. Yine o şehrin uzağında hastalıklarımız oldu. Sorulan soruları hüzünle…
-
DAYAN DİYOR
Unutulmuş hatıraları hatırlatma ne olursun? Eski dikişleri sökme, paslı kilitleri açma. “Oralar güzel mi?” diye soruyor dostlar. Cevapsız bırakıyorum. Oysa buralara mevsimsiz yağmurlar yağıyor. Ne temiz yollar, ne vaktinde işleyen otobüsler, ne uzun ağaç gölgeleri ve ne de şırıl şırıl akan dere suları lezzet veriyor. Her sabah yüzüme zehirimsi sert rüzgarlar çarpıyor. Yaz ortasında savruluyorum.…
-
YENİ GÜNLER
Bir fırtına esti öyle böyle değil. Herbirimiz bir yerlere savrulduk. Bir uzak diyardayım; bunu bir ben biliyorum, bir de gölgem. Sınırları siyah valizlere zorlamışız. Tutuklusun demişler, aldırmamışız. Üstelik bu tutsaklıktan memnun olmuşuz. Sonrası banklar üzerinde yatmışız, günlerce aynı yemeği yemişiz; aldırmamışız. Çeşit çeşit insanlarla aynı mekanı paylaşmışız da şikayetimiz olmamış. Bilmem hangi ülkeden, bilmem hangi…
-
MEMLEKETİMİ YAZ GELMİŞ (1)
Yüreğim kıpır kıpır. Hüzünlerim omuzlarımdan düşmüş. Memleketime yaz gelmiş. Şimdi bereketli çalışma zamanıdır. Şimdi gökyüzüne bir başka bakma; hasretimize kavuşma anıdır. Bir hafta sonra dutların en alası dallarını aşağıya doğru sarkıtacak. Kırmız dut, beyaz dut ve bunların sonrasında gelen urmu dut, parmak dut ve adını bilemediğim diğer dutlar. Ben ve komşu Bekirin oğlu…
-
BİR DOSTA MEKTUP
Biliyorum hepimiz zor günlerden geçiyoruz. Sizler daha çok ‘girdaplar’ yaşıyorsunuz. En yakınlarım da çok ızdırap çekiyor… Hem de detayı çok çileler. Bizler şimdilik burada rahat gibiyiz. Ama hep sancılıyız. Gecelerimiz ayrı bir hüzün, gündüzlerimiz de hüzünler rol değiştiriyor. Arayış içindeyiz; bir yığın dedikodu; bir yığın planlar, gelmeler gitmeler… Ama siz, ne olur kendinizi hemen…
-
UZAKTAN SEVİYORUM SENİ
Bazı şiirler vardır ki, halinizi, sakladığınız açık-gizli duygularınızı seslendirir. Memleket hasreti, kokusuna hasret kaldığınız anne-baba sofrası ve yollarında yürümeyi unuttuğunuz köyünüz de bu şiirlerde gizlidir. Bugünlerde bu hasretler yetiyor. Gecenin bir vaktinde sebepsiz uyandığınızda, akşam sofraya oturduğunuzda, size yabancı bu şehrin yollarında yürürken sarılamadığınız o sevgi sizi sancılandırır durur. Şair gibi, -biraz gönülsüz olsa da-…