-
Yolculuklar….
Yolculukları sevenler pek çoktur. Oysa, her yolculuk bir yorgunluk ve bitmişliktir. Ayrılıklar, akşam güneşinin batışında ki hüznün son durağı gibidir. Genelde ikindi vakitlerinde ayrılıklarım, ayrılıklarınız olmuştur. Bir yanda otobüsün camına yansıyan ikindi güneşi bir yanda içinizde yanık türkülerle gidersiniz. Yolculuklarınızda ya da vedalarınızda bazen size bir mendil ya da el sallayan da olmaz. Gidersiniz. Tıpkı…
-
Alışveriş Merkezlerinde Fotoğraf Çektirme Keyfi!
Bu yaz Erbil biraz daha kalabalık. Güneyden ve hatta İran’dan insanlar geldikçe yeni alışveriş merkezleri arz-ı endam ediyor. İnsanlar da yavaş yavaş buralara alışıyor. Geçen yerli bir arkadaş “Sanki orada doğmuşlar” demişti. LCW, Mavi Jeans, İstikbal gibi markalı ürünlerin yanında, kebabçılarımız, dönercilerimiz hatta bir kitapevimiz NT ve iki blok arası bir mekanda kitap satan bir…
-
Şehr-i Toz
Üç günden beri toz yağıyor. Gece vakti dolunay soluk gözükünce tozun yeniden merhaba diyeceğini anladık. Sinsice odalara doluyorlar. Bazı dostlar pencereleri bantlamışlar ama yine de kâr etmiyormuş. Ben de hiç oralı olmuyorum. Tozla da yaşamalı insan. Şairane bir ifade ile “biz nelerle yaşamadık ki” deyip, aldırmıyorum. Çiçekler, ağaçların yaprakları tek renge büründü. Maske şart oldu.…
-
Bırakılmıyor İşte!
Bıraksam bırakılmıyor. Hınçlar, kinler dostalara mı gitmeli? Boşver. Bizi gören, çok iyi bilen Biri var. Yüreğin, fikrin, ruhun yaptıkalarından dolayı huzurlu ise mesele bitmiştir diye de bir kenara çekilmek ser de yok. Bıraksam bırakılmıyor diye başladık ya böyle devam etmeli. Tutkumuz, hasretlerimiz, içimizdeki esintilerimiz bırakılmıyor işte. Fırat kıyısında koyun otlattığımız o günlerin hatırına, ürkek gecelelerde,…
-
13
“Kalplerimiz kabuk tutmuştur.” Dediler.Hayır öyle değil. Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder. Bakara Suresi-88 Ne kadar da sabırlısın Allah’ım. Kahhar isiminin gerektiğini kullanmakta sınırsız cimri, Rahman ve Rahimiyetin de ise bir o kadar sınırsız cömertsin. Her tarafta katil, zalim, gaddar kulların boy atmakta. Diğer tarafta akıtılan gözyaşları bütün yeryüzünü boyamakta.…
-
Erbil Notları – Temmuz
Rivayet ola ki, bugün senenin en sıcak gününü Erbil yaşayacakmış. 54 derece sıcaklığı görmek normal. Ama nedense bu sıcaklıkta asfalt eritmiyor. Havada nem yok. Sıcaklar terletmiyor. Sıcaklar kemiklerinize işliyor. İri çekirdekli karpuz fiyatları düştü. Kirazlar tezgahlarda arzı endam ediyorlar. Fiyat 4000 ID. Hormonsuz domates fiyatları uygun: 750 ID. Küçükleri daha fazla olan kar beyaz…
-
Diyemediklerim (2)
Komşumuz Bekçi Nahsen’nin oğlu Servet “Dedim mi?” yazısından dolayı sitem göndermiş. Abi çok ayıp ettin, bizim seninle ayrımız gayrimiz mi var; seninle kıdemli senelerimiz geçti, koyun-keçi otlattığımız günlerin hatırına “diyemediklerinden” birkaç laf etseydin, belki yaralarını bir kıdım da olsa merhem olmaya çalışırdık diye de eklemiş. Hatta, “Abi ısırgan otu iç!” diye de iyice dalgasını geçmiş.…
-
Bugün 14 Temmuz Perşembe.
Bugün 14 Temmuz Perşembe. Geçen günlerin peşinde dolanıp duruyoruz. Güneşler doğuyor ve batıyor. Hayatın bizzati kendisine tuhaf bakan birkaç nöbetçi arkadaşla, akşamları beraber yemek yapıp ay ışığı altında çayla demleniyoruz. Uzaklarda yaşanılmış; çok sayfalı hatıralar anlatılıyor. Asil derdimiz memleket üstüne henüz hiç bir şairin yazmadığı derûn-i ifadeler kullanıyoruz: Edremit, Manisa, Antep, Amasya, Konya diyoruz. İzin…
-
Dedim mi? Diyemedim İşte!
“Aslında şöyle başlasaydım daha iyi olurdu.. Şu fukara vakitlerimde, ganimet bildim sizi, İçimin ırmakları sizinle hasbıhal etmekte, duyuyor musunuz?”. Yıllar öncesinde bir dost aynen böyle demişti. Sana da ben hasret, gurbet, hüzünle demlenmiş kaçamak saatlerin ötesinde diyeceklerimi bir çırpıda demeliydim. Dedim mi? Diyemedim işte. Ekmeğime, aşıma, başımı koyduğum yastığa seni ortak etmişim. Bağımda, bahçemde,…
-
Cemo’ya Sarılmak
Bizim Cemo’nun Hac vazifesinden döneli neredeyse sekiz ay oluyor. Yedi ay sonra Cemo ile ancak karşılaştık. Yolumuz, nefesimiz, sessizliğimiz hep gurbette yani. Cemo’yu bilirsiniz. Hani şu paçalarına kir, leke olmaması için katlayıp çorabının içine koyan, çok cepli yeleği, lekesiz ve kirsiz çoğu zaman açık renkli gömleğiyle Cemo. Vakit namazlarını kaçırmayan, akşam vakitlerinde poşetiyle köyün yolunu…