Kategori: Denemeler
-
Dil Öğrenme ve Kopya Metodu
1960 yılında Rahmetli Prof. Dr. Mehmet Kaplan tarafından o zamanki talebesi Prof. Dr. Orhan Okay’a yazdığı mektupta dil ve hayat ile ilgili tecrübelerini detayli bir şekilde anlatır. Satıraralarında çok isabetli ve hayat yolunda düstûr alınacak çok noktalar mevcut. Bazı hususlar da varki 50 yıl sonra birçok şeyin değişmediğini görünce, “halimiz bu işte” demekten kendinizi alamayacaksınız…
-
Babamsın
“Benim de babam var. Onun da bütün babalar gibi olup olmadığını bilemiyorum ama gözümü açtığımda ilk tanıdığım adam o adamdır. Özentili çocukluk duygularımla gelecekte onun gibi olmayı düşündüğüm; konuşması güzel, yürümesi farklı, her şeyden anlayan bir kahramandır. Aslında benim babam, içindeki yalnızlığı bir türlü paylaşmayan, kendine has değerleri, hasretleri, fikirleri olan gençliğinde bir çiftçi, bir…
-
Vanlı Recep ve Ben ve Hatta Siz
Bu yazıyı isterseniz okumayın. Çünkü Vanlı Recep bu satırları asla okumayacak. …
-
Mektuplar
Sevgili Mina, Mümin, Emin, Ve .. Ben sissiz dün bahçeye gittim. Babaanneniz, dedeniz, Sara Halanız ve bir de İlteriş vardı. Hava çok güzeldi. Bulutlar beyaz, gri ve hatta turuncu renklerde idi. Dedeniz bahçeyi çok güzel yapmış: Hurma ağaçların sökmüş. Önce traktörle ve bir kez de atla bahçeyi sürdürmüş. Otlar yok. Her taraf toprak. Her tarafı bölüm bölüm yaptırmış; kutu…
-
O Yılların Ardından
2005 Bazılarımız on iki, kimimiz on ve kimimiz beş sene sonra oradaydık. Ömrümüzün en anlamlı zamanlarının geçtiği; davamızın ve derdimizin eğitim olduğu bu kurumda, yıllar sonra tekrar biraraya gelmiştik. Güneşin batışındaki ahengi seyretmeye doyamadığımız akşamlara hasret çekenler olarak biz oradaydık. Sanki bayram sabahı idi. Sadece burası için giydiğim kıyafetim üzerimde, ayakkabımın eski olmasına hayıflandığın anlardaydım.…
-
Biz Seninle, Elif Şafak, Çaycı Murtaza
Biz seninle yaralı iki serçe gibiyiz. Çöl ortasında, sussuz ve çaresiz. Bu bir arabesk şarkının sözleri değil, hakikatın tam kendisi. Ben kendimi yedi cephede savaşmış ve sonra köyüne döndüğünde hanımı tarafından tanınmayan bir asker gibiyim. Yorgun, bitkin bir o a kadar da şaşkın. Sen benden de şaşkın ve biçare. Yolların kıvrımlarında takatsiz kalmışsın. Yürüdüğün yollar…
-
Sen, Zalimler, Bekçi Hanefi ve hatta Çoban Sadık…
Sen mutlu ol diye saçma sapan insanlarla yaşamaya katlandım. Bu da yetmedi çeşit çeşit varlıkların kaprislerini çektim. Yo yo hemen öyle yanlış anlama. Allah’ın yarattığı her kulu ne sözüm olabilir? Ama gel gör ki, biz Ademin çocukları yani çoğu zaman birbirini öldüren, acımasızca tuzak kuran, ayak kaydırmak için olmadık plan yapan garip, acaip, sefil varlıklar…
-
Laf ile Değil, Hal ile Anlatmak
F. Soyarık Kardeşime, Ömrü hayatınızın sağında, solunda, önünde arkasında şöyle adam gibi adam dediğimiz kaç insan vardır? Sözü demir gibi, gülümsemesi gül gibi, bakışları bayram sevinci gibi kaç tane er oğlu erle karşılaştınız, yaşadınız, komşuluk ettiniz? Size bizzat yaşadığınız insanlardan bahsediyorum. Meşhurların hayatlarını zaten ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Merakımı hoşgörün. Ben size mahallenizde, köyünüzde, kasabanızda,…
-
Sessizce Yaşarız Çoğu Zaman
Fadime Kardeşime, Sessizce yaşarız çoğu zaman. Bazen vurgunumuz amansız olur deniz ortasında. Çoğu zaman duman duman savruluruz sağa sola. Hikayesi bizde saklı bestemiz, eski bir sazdan dillenir. Bizi dinlemezseler de aldırmayız. Yanık türküleri kendimizce ve bizcesi ile Yunusça söyleriz. İçimizde korları kimseciklere hissetirmeden yanar dururuz. Ve bir gün kırk yıllık dost gibi ölüm meleği kolumuza…
-
Cindoluk Yapmak
“Resimdeki zatın, uzun ve çetrefilli hayat hikayesinden bir başka bölüm. Aşağıda geçen olaylar yüzde doksan dokuzu yazarın hayal gücüyle yazılmış olsa da mekânlar ve bazı isimler doğrudur” Benim esas adım Cindo Mamet. Köylüyüm. Kendi yaptırdığım, duvarları kireç boyalı, küçük bahçeli bir evim, bir tarlam, bir de üzüm bağım var. En büyük sermayem ise iki…