Kategori: Denemeler
-
Şifa Aramak – Ninemin Şişesi
“İnsan derde düşmeye görsün” diye başlar bir şiir. Yarım sene süresince hasta-hane odalarında kalmış birisi olarak bu sözü daha iyi anladığımı düşünürüm: Felçi insanlar, kanserliler vesaire. Elbette doktorlar ve hemşireler veya hasta-hanelerde çalışanlar hastalık, yokluk nedir benden daha iyi bilirler. Derde düşmek ve derman aramanın etrafında dolanmak istiyorum. Şifalı bitkiler, doğal beslenme üzerine gazetelerde köşe…
-
4yüz
Hürriyet gazetesinde dört yazar bir araya gelip bir tartışmaya öncülük ediyorlar. Adlarınıda 4yüz koymuşlar. Bu hafta Aziz Nesin’in yıllar önce söylemiş olduğu bir sözün peşindeler: “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır.” Üstelik bu cümle tamamen politik bir temele dayanmış olmasına rağmen ve birçok ilim ve fikir adamı toplumların aptal ya da zeki olduğunu birkaç test veya bazı…
-
Sorularla Öğretmenlik
Başarılı öğretmen nasıl olunurun cevabını kendi içinde sorularla aramayı hiç düşündük mü? Sınıf kontrolu daha iyi nasıl sağlanır? Öğrencilerin kalbinde, yüreğinde bizim şarkımız ne kadar döner? Eve gittiğinde bir işe başlarken, uygun olmayan bir yola doğru sapmışken, hatta annesi-babası ile konuşurken bizim söylediğimiz bir iki ifade ona rehberlik eder mi? Ve hatta meslek tercihi yaparken…
-
Bayramdan Öncesi…
Yazmanın tam zamanı. Efkarlanmanın, söylenmişleri bir daha, inadına bir daha söylemenin tam zamanı işte. Yapraklara çiğ düştüğü, Karşıyakalı Simo Hüseyinin iri gözlü itinin yolu tuttuğu zamandır. Firari Kemal’ın doru atıyla kendini dağa vurduğu sabahın alaca karanlığından bir sonraki vakittir. Sabah namazından dönen erkeklerin sesini duyan Kezban Bacı’nın kocası Kıvırcık Mikail için “Ben senin herşeyine katlandım;…
-
13
“Kalplerimiz kabuk tutmuştur.” Dediler.Hayır öyle değil. Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder. Bakara Suresi-88 Ne kadar da sabırlısın Allah’ım. Kahhar isiminin gerektiğini kullanmakta sınırsız cimri, Rahman ve Rahimiyetin de ise bir o kadar sınırsız cömertsin. Her tarafta katil, zalim, gaddar kulların boy atmakta. Diğer tarafta akıtılan gözyaşları bütün yeryüzünü boyamakta.…
-
Gidersek Yemeğimizi de Götürürüz ve Yemek Yaptırtma Çilesi
Gidersek Yemeğimizi de Götürürüz Vakti zamanında Alamancı olmak için çırpındığımız yıllardı. Oraya gitmek, üç-beş kuruş para biriktirip, havamızla, köyümüzde kasabamızda ev yaptırmak, iş kurmaktı bütün derdimiz. Saban başından, harman yolmasından, demirci kalfalığından kurtulup, müreffeh bir hayata adım atacaktık. Atıkta.Hatta gidip dönmeyenlerimiz de oldu. Benim akrabalardan da gidenler oldu. Hatta iki-üç sene sonra fiyakalı arabası ile…
-
Bir Serinlik
Diyemiyorum, Seherin kusursuz deminde, beynimdeki bu ince sızıyı ağrıyı kantarlara tattırabilseydim, çeker miydi? Açılmayan kördüğüm bohçalarımı, rengini ve anahtarını kaybetmiş ceviz sandığımı ve iç içe şifreli dosyalarımı hangi yakışıklı toy delikanlı ve savruk genç kız açabilir, açsa da bakmaya dayanabilir, içindeki sırları anlayabilir, çözebilir miydi? Hurda, meymenetsiz ve hatta nursuz, sefil ve tabii ki katil…
-
Harman Sabahında
Bu sıcak Çanakçı sabahında hüznümü etrafımda uçuşan serçelerle paylaşıyorum. Duvardaki kertenkeleler bana garip garip bakıyor. Zeytin ağaçları esintili günlerine hasret, süklüm püklüm hüzünlerini saklıyor. Komşumuz Kezban teyzenin yeni eniği kuyruğunu altına saklamış gözleri üzerimde. Bahçedeki zehir çiçeği beni ye şifa olurum dercesine, pembe renkli çiçekleri ile bana havasını atıyor. Anam merakta, anam derdime düşmese de…
-
Kapıları Çarpmak
Kapıyı çarptın da ne oldu? Dünya malının hepsini mi kazandın? Ben sessizliğe ve hatta sensizliğie zaten mahkumum. Bensiz başın çok mu dik? Üsküdar vapuruna bensiz binerken, küçük simit parçalarını bensiz martılara atarken mutlu musun? Ankara’da Hacı Baba’da her ayın ilk gününde yediğin künefenin sıcaklığını ve tadını bir başka mı hissedersin? Ben sensiz de zevklerimi yaşarım…
-
Gitmeler
Ne kadarda gitmeleri seviyoruz. Uzak diyarlarda iken dahi başka diyarlara rüzgar gibi esmek istiyoruz. Duruşumuzu, fikirlerimizi, duygularımızı ve tabii sevdamızı yüreğimize çivileyip denizler aşıp gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Ama nereye? Kendimizi nereye sığdıracağız? Farz edelim gittik orada da duracak mıyız? Bu günlerin meşhur bir adamı var: Mark Boyle. Ve yazdığı meşhur kitap: The…