-
Bir İki Not
Notlar: Ülkelerin, işletmelerin, ailelerin, kişilerin mutlaka ve mutlaka sevenleri ve sevmenyenleri olacaktır. Sevenlere eyvallah, sevmeyenlerin de mutlaka sevmeyenleri vardır. Çocuklar çok hassas varlıklardır; duyduklarını, gördüklerini kolay kolay unutmuyorlar. Onların hassasiyeti kadar biz yetişkinlerin de hassas olmaları gerekir. Yaptığımız bir işte keşke yardımcılarımız olsa. Unutkanlık ciddi bir hastalık. Belli bir yaştan sonra baş belası. Zamanında önlem…
-
Notlar
Iraklardan Notlar: Üç komşuyu davet etmenin rahatlığı var. Geçen hafta yatsı namazından sonra çat kapı yapmışlardı. Meşguliyet ve hazırlıksız durumlardan dolayı davet edememiştim. Meğer böyle birşeyi yapmak hoş karşılanmayan bir durum imiş. Biz ki köylü çocuğuyuz. Televziyon ve kısmen de radyo öncesi dönemleri yaşamışız. Akşamları misafir gelecek diye hazır olurduk. Özellikle kışın daha çok olurdu.…
-
Başlıksız Yazılar
Davulcu Kazım’ı siz nereden bileceksiniz? Bir ben iyi bilirim bir de Üvez Sakıp bilir. Tanımaya çalışmayın. Hatta görünce yolunuzu değiştirin. Pazar yerinde görürseniz, hemen sebze haline gidin. Bildiğiniz, gördüğünüz her insanı adam sanıp konuşmayın. Babanızın, ananızın, komşunuz Kırpış İbiş’in lafını dinlemeyin; bir kez olsun benim sözüm dinleyin. Davulcu dedim; ince ruhludur,…
-
Yarımyamalak Notlar
Bazen ayaküstü yazı yazmak dahi kısmet olmuyor. Oysa söylenecek o kadar çok şeyler varken, bize sunulan bu hayat ve sığmadığımız dünya alemini anlatmanın zevkinden kaçmak olmamalı. Gündemime düşen notlar: Ata sözlerini yabana atmamalı. “Söyleme sırrını dostuna, dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna“. Hele yazdığınız bir not veya bir raporun dillerde gezmesinin kokusuna katlanabilirseniz söyleyin sırlarınızı. Dedikoduyu seven millet…
-
Fırıncı Hasan Abi ile Sabah Muhabbeti
Canımı sıkan sen değilsin Fırıncı Hasan abi. Yemin billah ederim sen değilsin. Bizim çoluk çocuk da değil. Her sabah güler yüzlü olamıyorum işte. Arka sokaklarda neler oluyor, diyen Sezen Aksu ablamızın şarkısını iyi dinleyince, beni daha iyi anlayacağını zanediyorsan yanılırsın. Dedikoduyu sevmem. Kimin ne dediği umrumda değil, diyenlerden de değilim işte. Siyasi konuşmalardan anlamıyorum, altan…
-
Son On Dakika
Son on dakikanız olsaydı ne yazardınız? Vedalarınızı mı? Keşkelerinizi mi? “Tükendi nakdi ömrüm, dilde sermayem bir ah kaldı” diye başlayan türkünün tefsirini mi yazardınız? Baharınız, kışınız birbirine karışmış ise size yapılan zalimlikleri mi satır aralardında bahsederdiniz? Dava adamısysanız mutlaka sürgünlük hayatınız olmuştur; savrulan duygulara ne gerek var; siz davanız için neden çok çırpınmadığınızı inleye inleye…
-
Kaçamak Yaşadık
Kaçamak yaşadık seninle. Ben senin içinde, yüreğinde, damarında avare, serserice dolaştım. Ben seni akşam güneşi mahcubiyetinde, yıldızların sessizliğinde aradım. Bük üzümü toplarken, Kasım’ın soğuğunda zeytin ağacı çırparken, sıcak yaz günü fıstık bekçiliği yaparken ben seni gözetledim; benimle gezdin. Uzakta giden tren dumanına bakarak seni kaybetmenin ateşini içimde yaşattım. Hakkımızda söylenenlere aldırmadım. Bize tuzak kuranlara…
-
Portfolio Samples
http://www.expresspublishing.co.uk/portfolios/language_portfolio.php?selected=INTERNATIONAL&Submit=Go
-
HİKAYELER (Tıklayın!)
ACELE KARAR VERMEYİN BILGISAYAR ACEMİSİ BiR KEZ BiN KEZ DAHA OKUMANIZ iCiN STANFORD ÜNİVERSİTESİ ÖN YARGIBÜYÜK BALIK
-
Mutluluk Mekânı
Geçen gün Şahin Dayı’ya köy çıkışındaki yolda rastladım. İki eliyle kavradığı “zibil” arabası, dilinde eskilerden bir türkü yavaş yavaş gidiyordu. Genişlerden geniş, kirli pantolonu ve üzerine kırmızı, mor renklerin cümbüşünde giydiği çoban gömleği içinde Şahin Dayı’nın mutluluğuna diyecek yoktu. Selam verdim, selam aldı. Birbirimizin halini-hatırını sorduk. Şükür dedi. Evdeki ineğinin hala süt verdiğinden, beş koyundan…