Kategori: Hepsi / All
-
ŞAİRE KAFİYESİZ BİRKAÇ KELİME

Burada ıhlamurlar çiçek açmıyor be Şair! Yağmur var; tadsız. Takvimler günleri gösterir; yapraksız. Duruşlar sahteliğin ötesinde gübrelik. Türküler notasız; sesler bozuk. Beklemeler de olmuyor artık be şair! Dostların sabırları zıvanadan çıkmış; düşmanın nereden geleceği belirsiz. Cümleler kurşun olmuş; üstümüze üstümüze saydırılıyor. Peşimiz sıra küfürler ise sayısız, nesepsiz. Buzlar mevsimin her gününde; yollar kaygan. Gecelerde uykular…
-
YALAKALIK
Sahte. Tebessümün, söylediklerin, yazdıkların, çizdiklerin, projelerin ve hatta yalakalığın bile sahte. Sana zamanında öğrencilik yapanlar tez-mez hazırlayanların yüzde kaçı gurur duyuyordur. Hani senin adamlarından birine Bursalı bir teyze gayri ihtiyari yalaka demişti ya; aynen öyle sen de ve hatta fırıncı Recepin kızı Saliha da senin gibi yalaka. Bıyığın yeni terlemiş Kör İbrahim oğlu Metin…
-
BİRAZ
Hani biraz dedim ya. Çamura batmış elbisemle yorgunum. Yükten gelmişim; biraz garibim. Esma Teyzenin oğlu Halil de benimleydi. Halil işte. Biraz serseri. Geçen kışın yorgunu. Halil ile çok konuştuk. Daha doğrusu hep o konuştu. Kahve ağzı var Halil’de. Aslında biraz da tamirci Şemsi dayının ağzından konuşur. Bilirsin bu sıralar tamirci oldun mu söz sana düşer;…
-
ÜÇ DAKİKA
İnsan üç dakikada ne yazar? Gittim, geldim, oturdum. İnsan üç dakikaya ne sığdırabilir? Uzun uzadıya seminer mi verebilir? Gel görüşelim ezeli derdimizi anlatayım desem üç dakika ne işime yarar? Alınan satılandan bahsetsek, mesela yeni araba almışsın, yeni eve taşınmışsın, falanca adam şunu demiş, falanca hanım veya kız ne bileyim işte şu bu yani. Biraz sonra…
-
YANİ DİYORUM
Biraz sessiz kalsak. Bu şehir üstümüze gelmese. Mesela trafiğin tuhaf işlediği yollarda başka şeyler düşünsek. Hani diyorum ya anla işte. Yani biraz sabırlı olsak. Biraz muhabbet etsek. Biraz köy, biraz bahçe ve az da olsa şehirlerden konuşsak. Aşkımızı listenin başından silmeden hep konuşsak Soğuk odalardan, soğuk yastıktan bahsetmesek. Boyasız duvarları kafaya takmasak. Biraz ve çokça…
-
SİZ HALA
Hergün haber dinliyoruz. Vefat haberleri duyuyoruz. Çoğumuz öylesine bakıyordur. Çoğumuz sessiz kalıyor. Güneyde şehit haberleri geliyor. Kulaklarımız alıştı. Görüntüler bize artık dokunmuyor. Ne olacak bu gidişin hali diyen sesler çıkmıyor. “Yeter be!” diyen bir kahraman yok. Siz hala o televziyon proğramlarının kucağında eğlenip durun.
-
YAZACAĞIM
Bilsem ki seninle yine o yollarda beraber olacaktık, hiç durmaz gelirdim. Babamın habersiz satmış olduğu Karabağ yoluna düşer, ihtiyar bir zeytin ağacı altında mola verip gençliğimin yorgun günlerini sana anlatırdım. Hiç birisini yapamıyorum işte. Yapamayacağız. Yağmurlu bir California sabahında bana el salladığın günleri hatırlayacak; başımı önüme eğip, üniversite yoluna düştüğüm günleri yaşayacağım. Ben yine o günlerden…
-
ERBİL CADDELERİNE DÜŞMEK
Ve biraz sonra Erbil caddelerine düşeceğim. Her zamanki gibi işyerinden en son çıkanlardan biri olarak, yol boyunca yine düşünecek, yine yaptıklarımın ve yapacaklarımın hesabıyla uğracağım. Belki biraz Bedirhan Abiyi dinleyecek ve belki de Yanni ile demlenecek, zikre dalacağım! Eve varınca çocuklarla biraz vakit geçirecek ve o esnada uykuya dalacağım. Çocuklar benimle dalgasını geçecek. Hanım mutfağın…
-
ERBİL’DE KIŞ
Birkaç saniye daha kalsaydın. Biraz sağdan soldan konuşsaydık. Sen o ağaç olsaydın, ben gölgesinde yorgun bir yolcu. Hiç kalkmadan, hiç gitmeye niyetlenmeden otursaydım. Cümleler kursaydım. Yorulmasaydım. Öznesi, yüklemi sen olan ifadeleri noktasız yapraklarını, dallarına fısıldasaydım. Sana diyemediğim. Ah bu haller, ah. Erbil’de yine kış. Aylardan aralık. Şarkısı yazılmamış mevsimin başındayım. Geçiyor işte zamanın ayları.
-
Kış Geldi
Kış geldi. Bu cümleyi benden önce kimbilir kaç kişi tekrar etti ve benden sonra da kimbilir kaç kişi tekrar edecek. Kış geldi diye belki yollara düşen olmayacak ama yola düşmüş olanlar belkide yolda kalacak. Bu yıllarda bütün mevsimler hep kış. Yollarda kalanlar ümitsiz, yollarına devam edenlerin ümit dolu sevdaları bir başka. Hayal ötesi projeleri olanlar…