-
7. GÜN
Gelmedin de ne oldu? Gittin de bütün arzularına kavuştun mu? Bunun adına ihanet, bunun adına vefasızlık mı desem. İçim dışım, damarlarımdaki bütün hücreler bozbulanık akıyor. Sınıfta, sokak başlarında, kürsülerde yaptığım bütün sunumlar, pedalı bozuk bir bisiklet havasında gidiyor. İyi mi oldu yani? Millet bana tuhaf tuhaf bakıyor. ‘Ne diyor bu adam?’ cümlesi kulaklarımı tırmalıyor. Bahar…
-
6. GÜN
Gayri diyeceğim kalmadı Murtaza. Seherlerde şarkılarını söyleyen sabah kuşları sussun. Bir tükenmişlik, bin iğrençliktir gidiyor. Şırıltılarında demlendiğim çınaraltı pınarı sussun. Yıkılmışız, geceler bitmiş, gündüzler avare. Ümitler ah ümitler. Harcanan çocuklarımız, harcanmış gençliğim, harcanan hayaller. Yakasına sarılacağımız, hergün bir davarın heba edildiği, mor bir kuzunun yaralandığı sürünün çobanı Remzi de yok. Kimden hesap soracağız? Hesap alan…
-
5. GÜN
Gençliğimizin soğuk ve yoksul zamanlarında okumuşluğumuz var. Dam başlarında, bir zeytin ağacı altında, bir dağ başında kaya üstünde veya Akyazı’da fabrika işçilerinin kaldıkları bekar evinde de hep okumuşluğumuz vardır. Tadına doyum olmayan okumalardı. Kitap sonunu merak eder, kesinlikle son sayfayı okumaz, sayfa üstüne sayfa çevirir hayal dünyamız dünyanın tozunu attırır sona öyle giderdik. İşte kitap…
-
4. GÜN
DEFTER KARALAMALARI Monaroza ve Mihriban sonrası karalamalarımız da oldu. İstanbul, Konya ve hatta Akçakent hattında yazdık. Öksüz gündemler içinde boğulduk. Küçüklüğümüze mühür vurduk. Duvarlarının sıvaları dökük odalarda büyük düşündük. Aşağıdaki notların çoğu öylesine karalamalar. Çoğu birbirinden kopuk ve belki de anlamsız. Karabağın ikindi serinliklerinde yazılmış, biraz koruk ekşiliğinde, biraz da dalından taze kopartılmış yeşil zeytin…
-
2. GÜN
Renklerin ve renksizliğin iç içe geçtiği bir gün daha… Üç aylık İngilizceleriyle ders anlatanlara yaptığımı yorumlarımızla, bazılarını çok kızdırdık, bazılarını da aşırı övüp, göklere çıkardık. Yo efendim PowerPoint sayfaları etkili kullanılmalıymış, yok efendim tahtaya mutlaka tarih atılmalıymış. Mutlaka vücut dilinin etkisini göstermeliymiş. Matematik dersinde daha grafik organizer kullanmak gerekirmiş. Bir öğretmenin iyi bir hikâye anlatıcısı…
-
1. GÜN
Bahar gelince neşe demek, sevinç demek. Yağmurlu havalarda hüzünlere dalmak. Güneş doğarken ümitlenmek. Ama her gün yazmak. Bugünü yazarken hatalardan, kayıplara karışan arzulardan bahsetmemek. Dünde kalanları sorgularken, hatalara tokat üstüne tokat atmak.
-
TT DOCUMENTS
SPEECH and PRESENTATION (PROFESSIONAL DEVELOPMENT PRESENTATIONS) MAKING PRESENTATION and SPEECH -TOPICS-2016- ETKİLEYİCİ DERS İŞLEME TAVSİYELER 2014 WEEKLY PRESENTATION PRESENTATION-TOPICS-WEEKSdocx WEEKLY LISTENING -PODCAST- Listen, Analyze, Record Week 1: 1-26-PODCAST Week 2: 27-40 PODCAST Week 3: 41-48 PODCAST Week 4: 49-52 PODCAST Week 5: 53-57 PODCAST Week 6: 58-51 PODCAST Week 7: 62-65-PODCAST SEV: SELF- EVALUTION FORM SELF EVALUATION TEACHING METHODS ACTIVE-LEARNING and…
-
Zaman Susunca (Gece Vakitleri 3)
Yorgunluğumun perişanlığında, bu gece hiç bitmeyecek zannetim. Sağıma baktım kimsecikler yok; solum bomboş. Hep gurbet mi olurmuş hayat? Yalnızlığımın sığınağı yastığa başıma koysam ne olur? Kimi özlesem, hangi çağa götürsem kendimi? Bir buğu var etrafta. Gaz mıdır? Bir kurşun bulutu mudur? Bitsin bu karabasanlar, tükensin bu çarpıntılar, yok olsun bu yıkıntılar fikriyle dışarı vurdumkendimi. Veremli…
-
Bir gün bunun hesabını sorarlar (Gece Vakitleri 2)
“Bir gün bunun hesabını sorarlar” der ya şair; hem de nasıl hesap sorarlar. Öyle ahirete falan da kalmaz. Belki yaza kalmaz. Belki bahar gelmeden yakanıza İlah-i Adalet yapışır. “Eşkiyaları dağlar anlayamazlar” demesine der ya şair, eşkiyaları şehirler de anlayamıyor. Eşkiyaları mikfronlar, kameralar ve hatta çekim yapılan odalar, kocaman binalar da anlamıyor. Ama Adil olan O…
-
Gelsin Zafer
Akademik takıl. Birkaç satır projeden bahset. Olmazsa kedileri arslanlaştır. Yaptım de, ettim de ve dahi eksik gedik ne varsa ortaya koy. Gelsin zafer. İş yapanla yapmayanı aynı kefeye koy. Çalışanı takip etme, gayret gösterenin arkasında durma. Birilerine sürekli süklüm püklüm yalakalık et. Gelsin zafer. Çevremizde ne de irin kokulu adamcıklar varmış. Dili kopacası adamların çiftliğine…