Kategori: Hazırlık Yılları
-
Bir Ders Sonrası
Yüreğimi aldı bu işler benim. Kendimi her şeye kaptırmış gidiyorum. Huzur aramak aklımdan geçmiyor. Bana ne if clause’lu ya da wish’li cümlelerin öğretilmesinden. Hangi öğrenci ne kadar öğrendiyse öğrensin. Okumayan adamlara ben ne anlatabilirim? 2003 Hadımköy
-
Hadımköy Yamacı Hatıraları
Bu gece seni bir başka seviyor ve özlüyorum, diye bu satırlara başlamayı çok isterdim ama ben sana ve sevdana asiyim. Dün yine bu vakitte Ankara Garı’nda seni beklediğim kara trenler sensiz geldi. Ne trenin ne rayı ne de zamanın değeri yoktu; saatlerin yelkovanları çoktan kırılmıştı. Yıllarca Ankara gecelerimi seninle doldurmuşum, kimin umurundaydı artık. Kızılırmağ’ı tersine…
-
Osmanlı Kokusu
Yaşanmış bir hikaye… Hava nemliydi. Yıllardır alışkın olmadığı boğucu bir dünyanın tam ortasında kalmış gibiydi. Her akşam sofrayı donatan, canı istediği yemeği bir telefonla hazırlayan, derdini soran, paylaşan gül kokulu annesi bu buhar kokulu memlekette, yanında değildi. Dört mevsim onu gözleriyle seven, yüreğinin süsü babasını göremeyeli ise bir yıldan fazla olmuştu. Kardeşleri Semra ve Sümeyye…
-
Öğrenme Stilleri
Öğrenmenin kalıcılığı hususunda ciddi bir hazırlanma dönemi geçirilmediğinden olsa gerek, eğitimcilerin büyük bir kısmı ‘open your books, page..’ şeklinde eğitim – öğretim yaptığını söylersek yanlış ifade etmemiş oluruz. Özellikle dil eğitiminde yaptığımız yanlışlardan birisi, sadece kitap merkezli bir öğretim yapılmasıdar. Yıllar önce bir hocamız kırılma kelimesinin kelimesini öğretirken cam bir bardağı sınıfta elinden düşürürek kırmıştı.…
-
Şimdi bana yazmak düşer
Bir öğrencime, Hazan çoktan gitti kışı yaşamak bana düşer. Ayrılık kimin umurunda, kavuşmalara nefret düşer. Yazılmışlar, söylenmişler, çizgi altı ya da üstü, renkli ya da renksiz sevdalara hudut çizmek bana düşer. Bırak benim yüreğimin ateşini ve ne hissettiğini, sen yüreğini nereye koydun? Onu söyle. Yetişmeyen programlar, bitmeyen kitaplar, öğretilmeyen konuların hesabı bende. Öyle ya da…