Kategori: MEMLEKET YAZILARI
-
MEMLEKETİMİ YAZ GELMİŞ (1)
Yüreğim kıpır kıpır. Hüzünlerim omuzlarımdan düşmüş. Memleketime yaz gelmiş. Şimdi bereketli çalışma zamanıdır. Şimdi gökyüzüne bir başka bakma; hasretimize kavuşma anıdır. Bir hafta sonra dutların en alası dallarını aşağıya doğru sarkıtacak. Kırmız dut, beyaz dut ve bunların sonrasında gelen urmu dut, parmak dut ve adını bilemediğim diğer dutlar. Ben ve komşu Bekirin oğlu…
-
YOK
Biraz diyorum.. Yani biraz işte.. Birkaç kelime, birkaç cümle.. Sen desem. Yanımdasın desem. Derdimsin, dermanımsın desem.. Öyle konuşmadan otursan. Öyle sefilliğime aldırmasan. Kararsızlığıma, küsmüş halime kafayı takmasan. Saatlerce dursak öyle.. Yoksun işte.. Eskisi gibi bir simitçi fırını yok. Mecidiyeköy yok. Balık ekmek yok. Gaziantep’te bir fırında ekmek almak yok. Kale dibinde acılı bir lahmacun yemek…
-
NİZİP VE BAHAR
“Şimdi O Diyarda Bahar Bahara Durmuştur; Lâkin…” Bahardır. Kayısı, erik ve armut ağaçlarının çiçekleri yanında, kurtlar, kuşlar ve kelebekler de arlıyı, arsızı, güzeli, çirkini ayırt etmeden bu mevsimde herkese selama durmuş gibidir. Zeytin ağaçları bütün ağaç ve çiçeklerle yarışa girmeden, biraz sarımsı biraz beyazımsı küçücük narin, nazenin çiçeklerini saklarcasına bir…
-
YİNE AYSUN
Bir tuhaf döngüdür gidiyor. Ben ve Aysun çok yaralıyız. Çok çırpınıyoruz. Ben ve Aysun hallerimizi birbirimize anlatıyoruz. Aysun Pınarbaşı’nda döktüğü terleri, bense uykusuz gecelerin binbir türlü hallerini anlatıyorum. O beni uzun uzun dinliyor. Ben Aysunun duruşunda yanıyorum. Aysunun sessizliğinde sesler duyuyorum. Aysun kırılgan, Aysun çok bitkin. Aysun ‘Ne olacak bu haller’ diyor? ‘Boşver’ diyorum. ‘O…
-
Bir Şehre Veda: Amasya, Bir Başka Şehre Merhaba: Ankara
Zihnimde cevabını bulamamış sorularla Amasya’ya veda zamanı. Kıymetini bilemediğimiz asil tarihimizden kalanların yalnızlığı yüreğimde, Amasya’dan boynu bükük ümitlerle ayrılıyorum. Yeşilırmak, huzurlu akışındaki borcunu henüz Beyazıt Camiisine ödememiş, Şehrin tam ortasındaki Saat Kulesi gece nöbetinde iken ayrılıyorum. Kimseciklere görünmeden bütün ayrılıklarımı eski memleketin Mihriban şiirine teslim ederek yola düşüyorum. Gönül burukluk yaşamış olsa da Gamaşuk çayının…
-
Amasya’da Bir Ayakkabı Tamircisi
Amasya’da bir ayakkabı tamircisi. Çantamın tamirini tek yapacak yer burasıymış. Mekan geniş. Ortada bir soba; yanık motor yağı kullanılıyormuş. Bu sobayı pek kullanan yok diyen ayakkabı tamircisi, her gelene kibar. Sanki müşteri memnuyeti üzerine özel dersler almış gibi her müşterisine özenle seçilmiş ifadeler kullanıyor. Duvarda asılı resimler var, motor üzerinden gösteri yapan kişiler. Soruyorum, “Kim…
-
Amasya’yı Yeniden Keşfetmek (Bir Müftü Evi) -2-
Kendi sükunetim içinde ve karlı bir zamanın deminde Amasyadayım. Kar sessiz yağıyor. Nehir, bir yetimin boynu büküklüğünde akıyor. Yolum Müftü Mehmet Teyfik Hafız Efendi’nin Evine düşüyor. Bir restaurant olmuş. Turizm işletmeciliği mezunu genç bir kız idare ediyor. Liseyi terk etmiş genç bir delikanlı mekanın her işini görüyor. Kısa bir zaman diliminde uzun bir sohbet ediyoruz.…
-
Amasya’yı Yeniden Keşfetmek (Gamaşuk) -1-
Amasya’da Gamaşuk’tayım. Gamaşuk’a ne bir çayevi diyebilirim ne bir kahvehane ve ne de bir sohbet durağı. Bunların hepsi eksik kalır. Gamaşuk’un öz anlamını henüz bilmiyorum. Sormadım da. Belki de bazı yerlerin ismini değil, hissini öğrenmek gerek önce. Arkamda birkaç öğrenci sessizce soru çözüyor. Yan masada üç öğrenci aldıkları ve alacakları kredilerden bahsediyor. Bir başka masada…