Kategori: Ayaküstü Yazılar
-
Yasak
(Iraklarda Seçim Yasaklarının verdiği ilhamla) Hatırlamanız yasaklanmış. Onunla uçmanız, yürümeniz, koşmanıza maniler var. “Desem ki” şiirini de dinlemeniz, hiç bir hükmü olmayan satırların içinde boğuşmanız da yasaklanmış. O da yasaklamış. Hazan yasak, hüzün yasak. Sonbaharda sarı yapraklar üzerinde yürümek, Karabağ’a çıkıp kaya üstünde oturmak yasak. O da yasaklamış. Derin denizlere bakmak, okyanuslarda boğulmak yasak. Adını anmak yasak.…
-
Twitterlik dünya
Bu sıralar twitter meşguliyeti var. Bir – iki cümlelik ifadeler ve bir tek resim. https://twitter.com/veagpak
-
Sonrası
Sonra? Sonrasına ne gerek var dedim. Altı üstü bir hayat işte. Gelirsiniz ve gidersiniz. Köselerin oğlu Hasan gibi. Onun babası Ahmet gibi. Onların ardından ağlayan oğullarının ve kızlarının da yürüyüp gittikleri bir çizgi işte. Emanet edilmiş ve sunulmuş bir hayat bizimkisi. Saklanmış, kirlenmiş ve çoğu zaman da aydınlık sırların gölgesinde sen de ben de o…
-
Fırat Kenarında
Tenhada bir yalnızlık. Biraz küllenmiş duygular, birazötesi eğreti bir yorgunluk. Suyun ötesinde ne var merakı içimde. Fırat kenarında bir yaz günü. Ağustos. Kendimden kaçma fikrindeyim. Efkarım suskun. Sırlarım kendime. Komşumuz Süleyman Dayı bana küsmüş. Artık eskisi gibi yüzüme bakmıyor. Nedenini Kolcubaşı Kel Sefer de söylemedi. Bunlardan vazgeçtim. Küsene küsmüyorum. Yeter ki sen küsme. Sırtımı bir…
-
Uzun Hava
Artık uzun havaları sevmiyorum. Neden, niçin diye sormayın. Oysa uzun havalarla büyüdüm. Dağda, bayırda, harman yerinde, düğünde hep uzun havanın dünyasındaydım. Tıpkı hayat ve hayatım gibi önce bir uzun hava sonrasında hareketli ve neşeli havalarda dolanıp durmaktayız. Çoğu zamanda tam tersi: Önce neşe, sonra hüzün. Artık uzun hava dinlememeye çalışıyorum. Öylesine takılıyorum. Yeni keşfettiğim müzik…
-
Çok Çalışmak
Teyze ihtiyarmış. Öyle diyorlar. Tıpkı bana takılan bu yafta gibi. Okul idarecileri onun sınır tanımayan çalışmasından rahatsız olmuşlar. Bir an bile boş durmaması, sürekli temizleyecek ve düzeltecek bir yerler bulmasından rahatsız olmamak mümkün değil. Alınan paranın hakkını vermek, kul hakkının tozunu dahi üzerinde taşımamak, sıradan bir olay değil.
-
İki Günlük Türkiye Yolculuğu ve Dinlenilmeyenler
Öğleden sonra dörte başlayan yolculuk ertesi sabah altıya kadar sürdü. Gece boyu yağmur yağdı. Öyle bildiğiniz türden yağmur değil. Yağmur gibi yağmur. Yağmur dışarda yağarken içimdeki kasırgaların sesini bir ben duymaktaydım. Yağmur kendini duyurmak için elinden gelen herşeyi yapıyordu. Sel olup akıyor, arabanın camlarını kırmaya niyetlenmişcesine dövüyordu. İnadına yol alırken; sanki o bana ben de …
-
Soğuk Geçen Kış
Bu kış soğuk geçti. Üşümemizin en büyük sebebi bulunduğumuz evin arkasında inşaat yapmaları. Neredeyse adamların çalışmaları duvarımızı yıkacaktı. Çalışanlar büyük ihtimal Suriye tarafından gelenler. İki gündür hava ısınmaya başladı.
-
İşim Aslında
İşim aslında eğitim. Veda şarkıları, bayram üzerine kinayeli yazılar yorumsuz bir hayatın yansımalarıdır. Yazılarımda sen dediğim insanlar bazen bir talebeye, bazen bir meslektaşa, bazen uzakların uzağında kuytularda yaşayana hitap edilmiştir. O yazılarda eskilerin eskisinde mesela bahçemizde heba ettiğim çocukluğum ve gençliğime serzeniş de vardır. Zalimlere doya doya yazamadım. Kontrol noktalarında bizi tebessüm ötesi bir karşılama…
-
Bir İki Not
Notlar: Ülkelerin, işletmelerin, ailelerin, kişilerin mutlaka ve mutlaka sevenleri ve sevmenyenleri olacaktır. Sevenlere eyvallah, sevmeyenlerin de mutlaka sevmeyenleri vardır. Çocuklar çok hassas varlıklardır; duyduklarını, gördüklerini kolay kolay unutmuyorlar. Onların hassasiyeti kadar biz yetişkinlerin de hassas olmaları gerekir. Yaptığımız bir işte keşke yardımcılarımız olsa. Unutkanlık ciddi bir hastalık. Belli bir yaştan sonra baş belası. Zamanında önlem…