Kategori: Ayaküstü Yazılar
-
Suskun Yıllar
“En sevdiğiniz hatıralar bile yorgun düşer.” En iyisi hatıraları unutmak onları daha fazla üzmemek. Hem fabrika işçiliği günleri hatıralarını evirip çevirmeye ne gerek var? O yıllara ait hatıraların detaylarına inmeden, kayıp hanesindeki senelere atmalısın. Bir gece yarısı o meşhur otobüs firması tarafından yarı yolda bırakılışındaki ürkek ve kızgın hali de unutmalı. Yolda büzülüp kalışın ve…
-
Zannederdim ki…
Ben zannederdim ki, sevdaya dair yazılmış bütün şarkılar, romanlar ve hatta duvar yazıları seni anlatır; seni anlatmayan her paragraf, her nesir ve her beste eksik kalırdı. Yanılmışım! Ben zannederim ki, gece yarısı sonrası ışığı açık kalan bütün odalarda sevda konuşulur; sevgi ve güzellik adına ne varsa o evlerde yaşanır. Yarının planları yapılır, rüyalarda onlar görülür. Yanılmışız! Ben zanederdim ki, bu…
-
Arada Sırada
Arada sırada yazmalı insan. Arada sırada iyi ki buradayım, iyi ki bu havayı, bu şehri solukluyorum demeli. Kafayı yukarı kaldırıp bulutları seyretmeli. Yollara düşüp şehrin nefesini almalı. Sabah ekmeği alanları, nohut satanları seyretmeli. Akşamları koşturmaları seyretmeli Seni seyredemiyorum ey yar, ey dost, ey arkadaş deyip yıldızlara bakmalı. Biraz hüzünlenip bir şarkı mırıldanıp, savruk gezmeli. Şafak…
-
İşte
Biraz su, biraz zeytin ve ekmek. Düşlerim kırık dökük kim umur eder. Biraz masal havası, biraz yürek buruk ve kavgam yeni nesillerin derdi. Utangaç tavırlarımı o yollarda bıraktıktan sonra sürgüne düşüşümün otuz altıncı yılındayım. Hacettepe yolları asiliğimin deminde, Ankara’ya merhaba deyişimin otuz dördüncü yılındayım. Öyle işte. Firari düşleri ve umutları garipler mezarlığına gömmüşüm. Asil duruşlarım…
-
Sonrası
Sonrasını sen de bilemezsin. Ben buradayım. Sen, hayalindeki dünyada mutlu. Bilirsin. Ferhatın oğlu Remzi’yim. Senden gelen herşeye razı olan Remzi. Kış ortasında yanan, yaz ortasında tir titreyen. Kendi romanını yaşayarak yazan, sessiz gecelerin gürültüsünü kendi içinde yaşayan o delikanlı. Şimdilerde biraz da hoyratça yaşayan o Remzi. O Remzi…
-
Gitti
Gitti. Komşu kızı Nesrin dün gece gitti. Sen de gitmişsin. Vedasız. Beratını kendin yazmışsın. Ben bekledim. Çıkmaz sokağınızın başında, Kör Hamidin bahçesinin kapısında seni bekledim. Hatta Deli Recebin oğlu Mikail ile pınar başında da bekledim. Hep bekledim. Gitmişsin. Göç var demiş baban. Baban, beni kast eyleyip, “Buralarda zalim çok” demiş. Ben beklemekteyim. Dut yerken seni…
-
Üzerime Gelin
Sen de gel üzerime. Şarkılar, şiirler de üzerime gelsin. Bu baharsız, beyaz arabalarla yolu dolu şehir de üzerime gelsin. Öyle tek tek gelmeyin. Hepiniz gelin. Başederim. Sen de üzerime gel. İster yağmur öncesi, ister kasırga sonrası gel. Hala kızı Serap, Teyse kızı Halime de gelsin. Yorgun zamanlarımda, dargın günlerimde gelin. Vicdansızar, vefasızlar, becerekliler, zekiler, aptallar…
-
Bitmeyenlerden: 1 Mayıs
Tam 1978 yılı ve öncesinden beri Taksim savaşı devam eder. Yani neredeyse 45 yıl. Her 1 Mayıs’ta paralar, enerjiler harcanır, canlar hırpalanır. Tutuklamalar, tehditler. Ölenler, sakat kalanlar. Adam gibi adamlar çıkıpta bir masada oturup konuşmazlar. “Kardaşım sizin talebiniz bu ise bizim de talebimiz bu: Sizin bütün masraflarınızı biz karşılayacağız. Yani konser masrafınızı, katılanların yemeklerini biz…
-
Cümleler
İçimde her dem söylenen bir uzun hava gibisin. Hep hüzün ve hüzün. Yok ötesi işte. 500 defa söyledim: Sen bu sevdadan anlamazsın! Aşktan başka bir derdim yok. Gerisini sen yazadur! Adam yokluğunda adam sıfatı taşıyanlar o kadar çok ki! Yıllarımın hergününde laf olsun diye mi “vardın”? Sen merak etme. Hüzünlerimden bir damla dahi sana…
-
Notlar
– Birgün vedamızı yaptığımızda ne sen beni duyacaksın ne de ben seni. Nasıl yaşadığımızı bilemeyecekler; öylesine yaşadılar diyecekler. – Bazen meseleleri ahirete bırakmak, ucuz bir anlayış ve kaçış yolu olduğunu düşünüyorum. Elinden geleni yaptın mı? – Laf olsunlarla iş yapmak veya iş yapanları görmek bana acı veriyor. – Ve bazen size yabancı olan bir şehri,…