Kategori: 30 Gün
-
Bir Sen Vardın
Bir sen yazdın bana: Üç noktasız, soru işaretsiz. Bir sen anlattın bana gamını en içli derdini. Bir sen cılız sesime ses verdin. Bir sen merak ettin bu adam ne yazar, neler anlatmış bugün diye. Karşılıksız sevdaları içimdeki daracık cebime tam doldurmuşken bir sen çıktın karşıma ve bir sen beni anlamaya çalıştın. Geceyarısı sonraları benim için…
-
Sevmedin ki!
Sevmedin ki! Beni sen asla merak etmedin, bir gün olsun izimi bulmak için gayretin en alâsını göstermedin. Ben senin için mazide kalmış bir hiçtim. Sen mutluluk arıyordun. Sen sahte Mecnun’u bulmuştun, ben hala çöllerde gezip duran bir aslî Mecnûn. Sen beni tozlu ya da taşlı yollarda asla düşünmedin. Bu adam ne yapar diye birgün olsun…
-
Sorma Gitsin!
Beş dakika derken. Günler geçti. Maniler engeller. Sessiz duruşlar. Soluksız bekleyişler. Aralanmayan kapılar. Hastane odalarındaki öksüz duruşlar. Jetonlu telefon ahizesinin elimden kayışı. “Seninle asla olmaz” cümlesinin kahrediciliği. Şimdi destan yazmanın alemi yok. Vedalar yapılmış. Yırtınsam, en seçme kelimeler kullansam ve hatta dûalarıma eskiden olduğu gibi seni katsam beyhûde. Bu yol çıkmaz sokak. Dur orada ve…
-
Öylesine İşte
Öylesine işte… Nefes alıyorum, toplantılara katılıyorum, bugünlerde iftar açıyorum, davet veriyorum. … öylesine işte. Öylesine yaşıyorum. Sabahları erken kalkamıyorum. Bahçeyi sulamayı geciktiriyorum. Yeni projeler üretmiyorum. Hatta seni bile bazen düşünmeye eriniyorum. Gecelerin sessizliğini bölemiyorum. Yıldızlarda seni görmek için çabalamıyorum. … öylesine işte. Birilerine kızmak içimden gelmiyor. Yaşadıklarıma anlam veremiyorum. Arabanın lastiği beşinci defadır patlıyor; kapısı…
-
Yazmayacakmış..
“Yazmayacakmış. Aynen böyle dedi.” Gayri bundan sonra beni okumamaya yemin etmişsin. Ne yapalım bunu da sineye çekeriz. Yazdıklarım divanelik, Mecnûnlukmuş. Arabesk ifadelerde işin yokmuş. Sevda boşmuş. Varsa yoksa gerçeklermiş. Hadi bana eyvallah demişsin. Demişsin de demişsin. Sen istediğini de. Bu sevda burada bitsin desen de gönlüm hiçbirşeyi dinlemiyor. İşte böyle Mecnûn kardeşim. İşte böyle Tahir…
-
Sevda Darbecileri
Sevda ölür mü? Canlı mıdır, madde midir ki, ölsün, öldürülsün.. Bu sevdayı öldürmeye ne 12 Eylül askeri darbesinin, ne de 21 Mart muhtırasının ve hatta 24 Şubat’nın Soğunun gücü yeter. Biz sevdamız uğruna onlu yıllarımızı vermişiz. Bütün mafya babaları biraraya gelse, bütün gizli örgüt temsilcileri planların en hassını, en sessizini yapsalar, kendi mahkemelerinde bizi idama mahkum…
-
Senli Yazılar Üzerine
Ankara’lı Senli Yazılar Bizler sınıflarda sadece ‘Open your books, page 77′ diyenlerden değiliz. Çoğumuz anadolu çocuğuyuz. Sevdamız yüreğimizde, ümitlerimizi gözyaşı yağmurları ile büyütürüz. Saygımız, sevgimiz, kardeşliğımiz her zaman onlarca adım öndedir. Kıymetli-kıymetsiz gündelikçi duyguları , ‘quiz ve worksheet’ leri odadan odaya paylaşsak ta şen şakrak gördüğümüz arkadaşımızın yüreğinin ne kadar da yaralı olduğunu yıllar sonra…
-
Ben Ne Anlarım!
Ben ne anlarım yazmalardan; Ben tutkulardayım. Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım. Bunu da boş ver, dediğim zamanın demindeyim. Maneviyatımın dibe vurduğu anlardayım. Benim bir dağım, sarı yapraklarım, hüznüm, hazan mevsimim, yalan da olsa biraz gayretim varmış. Bunlar da yok aslında. Kabul edilmez bir halim, duygum, duruşum var. Ben yatakların düşmanıyım. Ne zaman ki yatalak olmuşum, o…
-
Paydos!
Üstüme kapı çarpılmıştı. Kızgındım. Doluydum. GAYRİ YAZMAYA PAYDOS! BU ODAYA, BU MASAYA VE GECELERİN HÜZNÜNE PAYDOS! BU ELLER VE BU “F” KLAVYE VARSIN BANA KÜSSÜN. ADAM GİBİ SENİ YAZAMADIĞIM DAĞIM, SANA DA PAYDOS! SADECE KAĞITLIK, PAÇAVRAYA DÖNMÜŞ, GÜNAHKAR SEVDACIKLARIM SİZE DE PAYDOS! HİÇ…